TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ELVAN DEMİRKAN ELVAN DEMİRKAN

Kadınlar Angelina'ya erkeklerden daha çok aşık

Çoğu kadının hayalidir Angelina Jolie'nin hayatına sahip olabilmek. Güzel, seksi, ünlü, zengin, özgür, Oscar kazanmış bir film kariyeri var. Bütün kadınların hayran olduğu bir erkekle beraber ve mutlu bir aile hayatına sahip... Üstüne üstlük geçenlerde Forbes dergisi tarafından 'Dünyanın en güçlü ünlüsü' seçildi. Kısaca, bir kadının kendi hayatında isteyebileceği her şeye sahip... Jolie bir zamanlar dikkat çekmeye çalışan teşhirci hali ile bir kimlik arayışındaydı ve oynadığı femme fatal rolü ile 'erkeklerin seks fantazisi', kadınların ise korkulu rüyası idi.

HEM SEKSİ HEM DE...
Şimdilerde kadınların Angelina hayranlığı erkeklerinkini geçti. Çünkü modern kültürde kadının gücünü ve özgürlüğünü dünya platformuna taşıyan en iyi örnek! Harper's Bazaar dergisi temmuz sayısında, Angelina Jolie'yi tarihteki bazı ünlü kadınlarla karşılaştırmış. Hiçbirinde Joli'nin sahip olduğu kombinasyon yok. Mesela, Florence Nightingale ve Mother Teresa; ikisi de iyilik sembolüydüler ama seksi değildiler. Marlene Dietrich, bir seks sembolüydü ama yardımsever yönü yoktu. Jolie hem seksi, hem de Birleşmis Milletler'in iyilik elçisi olarak yıllardır kendini dünyada fakir bölgeleri kalkındırmaya ve fark yaratmaya adamış, yardımsever biri. Madam Bovary ve Elizabeth Taylor bir başkasının evliliğini yıkarak 'yuva yıkan kadın' olarak tarihe geçerlerken aynı zamanda da ideal bir anne olarak tanınmadılar. Angelina Jolie bunu da başardı. Marilyn Monroe'nun Jolie gibi şöhreti, seksiliği ve gözalıcı bir kariyeri vardı ama yalnız, mutsuz ve depresifti. Angelina Jolie'nin ise tatminkâr bir aile hayatı var. Harper's Bazaar, Rita Hayworth, Bridgitte Bardot, Raquel Welch, Ursula Andress ve Bo Derek'ten bahsetmemiş. Ama bu kadınlar da 'ikon' oldukları dönemde sadece dişilikleri ve Hollywood evlilikleri ile göz dolduruyorlardı. Kısaca, tarihin en seksi kadınlarının içinde Angelina Jolie kadar seksapeli, şefkati, anaçlığı ve özgürlüğü birarada kendi içinde taşıyabilen başka bir 'star' yok. Benim Angelina Jolie'nin en etkilendiğim yönü güzel gözleri, kalın dudakları ve Brad Pitt'i olması değil. Fiziksel özellikleri Angelina'ya duyulan ilginin sadece başlangıcı. Hayranlığımın asıl sebebi; bulunduğu yere gelebilmek için hayatında gösterdiği cüret, arayışındaki istikrar. Hayatındaki tüm sınırları 'kim ne düşünür' korkusu ve çekingenliği olmadan aşabiliyor olması... Çoğu kadın 'yaz tatilimi hangi popüler, turistik bölgede geçireyim' diye düşünürken, onun tatil anlayışı Chad, Afganistan, Darfur'da yardım için toz toprak yutmak, New Orleans'ın sel felaketi sonrası tekrar yapılanmasına katkıda bulunmak. Angelina'nın bir başka özelliği de, popüler mekanlarda görünme derdi yerine Prag'da 'cozy' (rahat) bir restoranda kocası ile baş başa sohbet ederek hayattan zevk alabilmesi... Düşünsenize, insanın amacı olunca öyle bir enerjisi de oluyor ki, kocası ile bile konuşacak lafı bitmiyor. İmkanı olan çoğu kadın vaktini ve parasını alışveriş merkezlerinde ve güzellik salonlarında harcarken o, uçuş dersleri alıyor. Otomobil ehliyeti değil ki aldığı; pilot olabilmesi için matematik, fizik, meteoroloji, navigasyon ve daha ne varsa çalışması gerekiyor.

İSTEYİNCE OLUYORMUŞ
Yani hayatında hep zor olanı, disiplin ve cesaret gerektireni öğrenmeyi seçiyor.
Tüm bunları yaparken de dişiliğinden ve ailesinden ödün vermiyor. Bunu da o kadar doğal ve bilinçli yapıyor ki "Bak isteyince nasıl oluyormuş!" dedirtiyor insana. Eğer bugün Angelina bunları yapabiliyorsa, belki bir gün bizler de içimizde gizli kalmış, mahalle baskısı yüzünden yüzleşmeye bile korktuğumuz tutkularımızı, hayallerimizi gerçekleştirme cesaretini bulabiliriz. Bir başka deyişle; hayatı kendimiz için yaşamayı öğrenebiliriz...
BİZE ULAŞIN