ELVAN DEMİRKAN ELVAN DEMİRKAN

Genç kızların ilişki standartları

Küçük bir kızken, ele avuca sığmazdım.
Ağaçlara tırmanır, kuzenlerimle güreşir dim. Kimsenin ne düşündüğünü düşünmeden, küçücük hayatımı 'olduğum gibi' hissederek yaşardım.
Yıllar geçtikçe, 'beğenilme endişesi' çoğu genç kız gibi benim de kimliğimi ele geçirmeye başladı, ben fark etmeden...
Beğenilmek, ilgi görmek o kadar önemli ki genç kadınlığa adım atarken...
Hiç unutmam; bir erkek arkadaşımla yemeğe gitmiştim; açlıktan midemin çıkarttığı sesi duymamaya imkan yokken, tokmuşum gibi yapıp yemek yiyememiştim. O, iştahla tabağındakileri silip süpürürken; ben elimi, kolumu nereye koyacağımı bilemeden, kıvranmıştım çocuğun karşısında... (Şimdi ise yiyecek veya içecek bir şey olmadan sohbetin keyfi yok!) Rahat değildim...
Kendim olamıyordum.
Değersiz olduğumu hissettiğim veya hissettirildiğim ilişkiler de yaşadım bu yüzden.
20'li yaşlar böyle geçiyor çoğu genç kadın için... Hele dikkat etmezseniz; romantik hayallerinizi korumak adına, kiminle beraberseniz, onun istediği kişi oluverirsiniz. Kendinizden gittikçe uzaklaştığınızı fark etmeden, belki de önemsemeden...
Allah'tan yaş ilerledikçe ve hayatı kavradıkça; yine başladığın yere dönebiliyorsun.
Yine olduğun gibi olmaktan çekinmediğin haline...
Ama daha olgun bir ruh haliyle...

HAYATTAN KORUMALI MI?
Şimdi benim 17 yaşında bir kızım var.
Her ne kadar onu, ayağı yere basan ve ne istediğini bilen bir genç kız olarak görsem de, her anne-baba gibi Mira'nın hata yapmasına engel olmak adına kendisini kontrol etme ihtiyacı içindeyim. Ama bir yandan da kafamda şöyle sorular var; bir genç kızı veya erkeği 'hayattan' ne kadar korumak gerekir?
Bazı şeyleri 'ben araya girmeden', yaşayarak; doğruyu yanlıştan, önemliyi önemsizden ayırmayı kendi mi öğrenmeli?
Genç bir kadının 'değerini' hissedebileceği ve gösterebileceği platformlar çoğalıyor artık.
Eskiye oranla çok daha özgürüz kendimizi istediğimiz gibi ifade edebilme konusunda...
Ancak romantik ilişkilerde sanırım eşdeğer hissi yakalamak hâlâ bazı genç kadınlar için çok zor!

ÇIKMAK YOK, YATAK VAR!
Modern hayatta bağlılık, saygı ve sevgi hissedebildiğin ilişkiler yaşamak gittikçe zorlaşıyor.
Erkekler "Benimle istediğin zaman, istediğin şartlarda birlikte olabilirsin" diyen genç kızların oturttukları 'standart'tan gayet memnunlar. Artık 'çıkmak' diye bir terim kalmadı, direkt yatak var.
Hatta ilişkiler, birbirlerini doğru dürüst tanımadan mesajla başlıyor ve mesajla bitiyor. Sexting (cinsel içerikli mesaj gönderme), chat room'lar, Facebook... Oralarda paylaşılan özellerin; ne kadar risk, tehlike ve belirsizlik içerdiğini fark etmiyor gençler. Okul bahçelerinde kullanılmış prezervatifler bulunuyor...
Şimdi yukarıdaki sorularıma geri dönersek...
Kendi çocuklarımızı; arkadaştan, internetten, okulda olup bitenlerden, kısacası özgür yaşamdan korumalı mıyız?
Yoksa iyiyi, kötüyü ve çirkini, yani hayatı tüm gerçeği ile görüp anlamalarına izin verirken sadece konuşup bir bakış açısı mı vermeliyiz?
Yani kısıtlamak ve korumak mı, yoksa donatmak mı?

ÖNEMLİ OLAN DENGE
Eğer 17-18 yaşlarına gelmiş bir gencin neyin doğru, neyin yanlış olabileceği konusunda muhakemesi gelişmemiş ise; ilişkilerini nasıl yaşaması gerektiği konusunda vaaz vermek ve baskı yapmak ne işe yarar ki!
Doğru çocuk yetiştirme, çok daha erken yaşta başlıyor. O zamana kadar istikrarlı bir disiplin oturtmadıysanız, işiniz gerçekten de çok zor...
O disiplin de ne çok kısıtlamak, ne çok serbet bırakmak, ne çok ilgi gösterip üstüne düşmek, ne de çok mesafeli olmakla sağlanıyor.
Bence her iki ucun da riski büyük. Önemli olan aradaki dengeyi bulmak...
Bir de insanın kendi hayatını nasıl yaşadığı da çocuğuna örnek oluyor, bu da unutulmamalı...
Mira'ya genç bir kız olarak soruyorum; bir erkeğin onun radarına girebilmesi için nasıl davranması gerekiyor? Kendisine nasıl davranılmasını istiyor? Arkadaşlık etmeye başlamadan önce, erkeklerin kendisini tanımaya çalışması onun için önemli mi? Çünkü nasıl bir standart koyarsa, karşısında onu bulacaktır.
Bence bu süreçte birkaç hata yapması da önemli, yoksa o standartın önemi başka türlü kavranmıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN