ELVAN DEMİRKAN ELVAN DEMİRKAN

Gerçek hayat külkedisi!

Bayılıyorum bana 'insanlığımı hissettiren' hikayelere...
Masal gibi ama gerçek...
Gerçek bir yetenek... Hayatı boyunca önemsenmemiş ve bir yığın şanssızlıklar yaşamış ama sonuçta o 'imkansız' görünen mutlu sonu yakalamış.
Hikayemizin kahramanı Rodriguez!
Birçok müzisyen gibi yoksul doğmuş ve yetmiş yıl boyunca Detroit sokaklarında yoksul bir hayat yaşamış...
Rodriguez, Detroit'in yoksul sokak hayatını anlattığı şiirlerini müziğe aktarıyormuş.
Haksız sistemi ve hissiz dünyayı protesto eden, insanlık dolu şarkılar...
1960'larda iki plak çıkarmış, çok iyi eleştiriler almış ama arkası gelmemiş. Amerika'da hiçbir yapımcı ilerlemesi için ilgi göstermemiş.

FAKİR EVDE BULDULAR
İşin ilginci; Amerika'da onu hiç kimse tanımıyorken, dünyanın neredeyse öbür ucunda, Güney Afrika'da Elvis ya da Beatles kadar büyük bir şöhreti varmış Rodriguez'in...
Daha da ilginci Rodriguez, Güney Afrika'da bir ikon olduğundan habersizmiş...
Plakları peynir ekmek gibi satıyor ama o bir kuruş para bile kazanmıyormuş.
Bir de öldüğüne dair bir haber çıkmış.
Rodriguez ise Amerika'da bütün bunlardan habersiz, yoksul hayatını yaşıyor, inşaat işçiliği yapıyor.
Güney Afrikalı fanları, yıllar sonra ölmemiş olabileceğini düşünerek Rodriguez'i aramaya başlıyorlar ve onu Detroit'te, 40 yıldır yaşadığı fakir evde buluyorlar.
Komşuları onu gitarı ile dolaşan acayip adam olarak biliyor. O esrarengiz görüntüsünün ardında, konuşmaya başladığı an ne kadar alçakgönüllü, insan gibi bir insan olduğunu hemen anlıyorsunuz.
Hayat Rodriguez'e sabretmeyi öğretmiş.
Zor hayat koşullarına rağmen üniversitede filozofi okumayı bile başarmış. "Yoksulluk utanılacak bir şey değil. Fakir demek; aptal, pis ya da kötü demek değil" diyor Rodriguez...
Hâlâ hayatta olduğunu öğrenen fanları, onu Güney Afrika'ya tur için davet etmişler. Önce çekinmiş Rodriguez.
Şaka gibi gelmiş her şey, ama sonuçta gitmiş.
Konserinde 20-30 kişi beklerken, binlerce hayranı dev stadyumu doldurmuş. Sahneye ilk çıktığında konserine başlamak için 10 dakika süren bir alkış ve çığlık tufanının yatışmasını beklemiş.
Öyle bir sevgi seli...
Rodriguez, eve döndüğünde sanki bunların hiçbiri olmamış gibi hayatına kaldığı yerden devam etmiş yıllarca... Amerika'da hala kimsenin haberi yok durumdan...
Aklınız alıyor mu?
Müzik dünyasının dev yapımcıları nasıl olur da Bob Dylan kadar iyi yazan bir müzisyen ile bugüne kadar kimse ilgilenmemiş, kimse dinleme tenezzülünde bile bulunmamış hayrete düşüyorlar.
Dört yıl önce İsveçli genç bir film yapımcısı Malik Benjaluk, Rodriguez'in adını Güney Afrika'da duyuyor ve hakkında bir belgesel yapmak istiyor.
Rodriguez'i razı ediyor ve 'Searching for Sugarman' filmini parası olmadığı için iPhone4 ile çekiyor, yıllarca üstünde çalışıyor ama filmi bitiremiyor.

BELGESEL OSCARLIK!
Benjaluk, bitmemiş filmi yine de Sundance Film Festivali'ne yolluyor.
Sundance, sadece filmi kabul etmekle kalmıyor, bir de festivalin açılış filmi yapıyor. Bu yıl Oscar kazanmasına neredeyse kesin gözü ile bakılıyor 'Searching for Sugarman'in...
Rodriguez artık Amerika'da da fenomen oldu. Tam 40 yıl sonra...
Konser biletleri yok satıyor ama 'yoksulluk ve haysiyet' onun asıl hikayesi...
Gerçek yeteneğin ve kalitenin göz ardı edildiği bir kültürde yaşıyoruz.
Ama biliyor musunuz, hayat ne kadar zorlarsa zorlasın, eğer dürüst, çalışkan, alçakgönüllü ve iyi bir insansan; gerçek mutluluk seni mutlaka bir yerlerde yakalıyor.
Yani dünya o kadar da yalan değil!
Başarının ne kadar kazandığın ile ilgili değil, başkalarının hayatında ne kadar fark yarattığın ile ilgili olmasına bu kadar güzel bir örnek olabilir mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN