ELVAN DEMİRKAN ELVAN DEMİRKAN

Obama mı? Romney mi?

4 Kasım'da Amerika'da başkanlık seçimi var. Bu aralar Başkan Barack Obama ve Cumhuriyetçi başkan adayı Mitt Romney'den başka hiçbir şey konuşulmuyor.
Salı günü kozlarını paylaştıkları ikinci tartışma programı sırasında, 8 milyona yakın tweet atılmış sadece 90 dakika içinde...
Seçim sonuçlarının dünyadaki politik arenada da önemli etkisi olacağı kuşkusuz...
Her iki adayı, politikacı kimlikleri ile çok duyuyoruz. Ben onları geçmişleri, karakterleri, eşleri, bir erkek ve insan olarak zayıf ve güçlü yönleri ile sizlere tanıtmak istedim.

NASIL BÜYÜDÜLER?
Obama; Kenyalı siyahi baba, Amerikalı beyaz bir anneden dünyaya gelmiş. Çok küçükken ayrılmışlar. Çocukluğunda annesi ve üvey babası ile Endonezya'da yaşamış. Öz babasını hayatında bir kez görmüş. 10 yaşında annesi onu Hawai'de hiç tanımadığı anneannesi ile yaşamaya yollamış.
Obama, nereye ait olduğunu hissedemeden, kendi kimliğini kendi başına keşfederek büyümüş. İlkokulda sınıf arkadaşlarına, babasının Endonezya'da kral olduğunu, Endonezya'ya geri döndüğünde, tacı kendisinin giyeceğini söylüyormuş.
Zorluklara ve yalnızlığına rağmen liseden sonra kendini toparlamış ve Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiş.
Romney; zengin ve seçkin bir aileden geliyor.
Politikacı ve işadamı babası, 1968'de Cumhuriyetçilerin başkan adaylığı yarışını kaybetmiş.
Mitt Romney; en prestijli özel okullarda okumuş. O da Harvard mezunu. Aşırı dindar ve çok eşliliğe inanan Mormon cemaatinde büyüyor. Mormon kimliği yüzünden, kendini genel halka ifade edebilmekte güçlük çekiyor.

KARAKTERLERİ NASIL?
Obama; cesur ama temkinli, duyarlı ama kontrollü... Biraz fazla mükemmelliyetçi ama hırsı gizli. İnsanlara yakın davranırken bile mesafeli...
Fransızlar ona 'milföy' diyor. Çünkü siyah, beyaz; Müslüman, Hristiyan; zengin, fakir, hepsinden bir yaprak, bir kat var hayatında...
Romney; işadamı kimliği ile övünüyor.
Başkanlık kampanyası için kendi servetinden 45 milyon dolar harcadı. Para ve güç başarının tanımı onun için... Küstah olduğunu saklamıyor. Hatta merhametsiz bir işadamı bile diyebilirsiniz ona. Kâr söz konusu olunca; gözünü kırpmadan adam kovuyor. Bir seferinde ailece tatile giderken arabada yer olmadığı için, köpeğinin kafesini arabanın üstüne bağlayarak, 12 saat yolculuk etmiş.

EŞLERİYLE İLİŞKİLERİ...
Michelle Obama; kocasına, çocukluğu ve gençliği boyunca sahip olamadığı bir şey vermiş; istikrarlı bir aile yaşantısı ve güvence...
Buna rağmen evliliklerinin ilk yıllarında; Michelle normal bir hayat isterken, kocasının politik hırsı yüzünden evden sürekli uzak olması, ilişkilerini kopma noktasına getirmiş. Michelle, kocasının politik hayatını kabullenmek zorunda kalmış. Şimdi birbirlerine çok bağlılar.
Dini, birden fazla kadın ile evlenmesine izin veren Mitt Romney'nin tek eşi var; Ann Romney.
İlkokulda tanışmışlar. Ann Romney, çok zarif ve şık bir kadın. MS hastalığı var. Birlikte beş erkek çocuk yetiştirmişler. Ann'in ailede hafta sonu kahvaltılarında yaptığı yabanmersinli pancake'leri çok meşhur. Mitt Romney'nin daha sempatik görünmesine yardımcı olduğu da kesin.
Her iki aday da aile yaşamını tekrar 'trend' haline getirecek kadar eşlerine sadıklar...

ORTAK YÖNLERİ NE?
Amerika; bu çok farklı iki adam arasında bir seçim yapmak zorunda... Biri; kendi maddi varlığını göz önüne sererek ekonomiyi düzeltebileceği üstüne kampanyasını kuran zengin bir işadamı.
Diğeri; zorlu geçmişine rağmen, nefes kesen bir hızla yükselmiş, orta sınıfı kollayan, ideolojik ve felsefi fikirleri olan bir başkan.
Ortak yönleri; kaybetmekten nefret etmeleri...
Yarış kıyasıya devam ediyor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN