FUNDA KARAYEL FUNDA KARAYEL

Goethe’nin şehri Frankfurt’ta rengarenk sonbahar

Dünyaca ünlü müzeleri, gökdelenleri, fuarları, yemyeşil parkları, köprüleri, tarihi dokusu, festivalleri...
Bunlar Frankfurt'ta sizi bekleyen güzelliklerden yalnızca birkaçı... 17.
Frankfurt Türk Filmleri Festivali için bulunduğum Frankfurt'ta, film gösterimlerinden geriye kalan zamanı müzelere ve Almanya'nın en büyük üçüncü Noel pazarında alışverişe ayırdım. Main Nehri'nin üzerindeki Eisener Steg Köprüsü'nün bir yanı tarihi binalarıyla sizi geçmişe götürürken, diğer yanı da modern binalar ve gökdelenlerle geleceğe bakmanızı sağlıyor.

'TEREDDÜT' RÜZGARI
Bu yıl 17'nci kez sinemaseverlerle buluşan Frankfurt Türk Filmleri Festivali, 'Ayla'nın açılış filmi olarak gösterilememesi nedeniyle epey konuşuldu.
Aslında hiç konuşulmaması gereken bir konu çünkü yapımcı son anda filmini göstermekten vazgeçmiş ve "Kapanış filmi yapalım" demiş. Mesele bu kadar basit ama ne kadar etik o tartışılır tabii. Festivalde Atalay Taşdiken'e Neşat Ertaş belgeselinden dolayı Seyirci Ödülü, Festival Başkanı Hüseyin Sıtkı'ya ise Hessen Eyaleti'nin en yüksek ödülü Goethe Plaketi verildi.
Öte yandan Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann, eşiyle bu festivalde tanıştığını ve bu nedenle etkinliğin kendisi için çok anlamlı olduğunu söyledi. Festivaldeki en önemli detay ise Almanya'nın dört bir yanından festivale katılan sinemaseverlerin Türk filmlerine büyük ilgi göstermesi. Özellikle Yeşim Ustaoğlu'nun 'Tereddüt' filmi çok beğenildi ve ödülleri topladı.

USTANIN EVİNE UĞRAYIN
Frankfurt'ta gezilmesi gereken müzelerin başında dünyaca ünlü yazar Goethe'nin doğup büyüdüğü ev yer alıyor. Goethe, Frankfurt'u hiç sevmez, fare deliğine benzetip "Burası ne oturabileceğim, ne de yaşayabileceğim bir yer" der.
Halbuki Frankfurt, onu o kadar çok seviyor ki her masada söz Goethe'yle başlayıp Goethe'yle bitiyor.
İsmi caddelere, üniversitelere verilmiş. Main Irmağı'nın sağ yakasındaki ev; burayı ziyaret eden herkese ustayla aynı havayı soluma, yaşadığı, yazdığı, hayal kurduğu mekanları tanıma fırsatı sunuyor.
'Faust'u ve 'Genç Werther'in Acıları'nı kaleme aldığı üst kattaki odayı, ahşap merdivenin her adımda gıcırdayan basamaklarını görmek büyüleyici.

NOEL
PAZARI HER YIL 3 MİLYON KİŞİ AĞIRLIYOR
Römerberg Meydanı; eski evleri, kafeleri, ortadaki Adalet Heykeli ile bölgenin en ilgi gören yerlerinden biri. Meydana kurulan Noel pazarı ise Almanya'nın en büyük üçüncü pazarı.
Bu pazar, her yıl yaklaşık 3 milyon turisti ağırlıyor.
Pazardaki stantlar öylesine göz alıyor ki, insan her birine uğrayıp bir şey almadan geçemiyor.
Bu cazibe, yıllardır böyleymiş. Kentin diğer merkezi olan Hauptbahnhof'un etrafı da oldukça renkli. Gece hayatına düşkün olanlar için garın etrafındaki sokaklar ideal. Gökdelenlerin fotoğraflarını mutlaka gece bir köprünün altından çekin.

MÜLTECİ ÇOCUKLARLA RESİM ATÖLYESİNDE BULUŞTUM
Frankfurt'taki Stadel Müzesi; Picasso, Rembrandt, Vermeer, Botticelli ve Monet gibi ressamlara ait dünyanın en önemli koleksiyonlarına evsahipliği yapan şahane bir müze. Aynı zamanda da Frankfurt'un turistler tarafından en fazla ziyaret edilen yeri. Bütün bir gününüzü hiç sıkılmadan burada geçirebilirsiniz. Benim bulunduğum dönemde; Fransız modern resminin iki ismi Henri Matisse ve Pierre Bonnard'ı bir araya getiren 'Yaşasın Resim' sergisi vardı. 14 Ocak 2018'e kadar devam edecek olan sergi; hem iki ressamın birbirlerinden nasıl etkilendiklerini, hem de 40 yıllık dostluklarını anlatıyor. Matisse ve Bonnard eserlerine hayranlıkla bakarken, sergi alanının girişinde mülteci çocukların resim workshop'larının olduğunu fark ettim ve hemen etkinliklerine dahil oldum. Frankfurt'ta 4 bin 800, Almanya genelinde ise 1 milyon mülteci olduğunu öğrendim. Bu 4 bin 800 kişinin 418'i, ailesiz genç ve çocuklardan oluşuyor. Bu çocuklar, hafta sonları da Stadel Müzesi'ne giderek resim yapmayı öğreniyor.

KENDİ FİLMİNİZİ ÇEKİP MONTAJLAYIN

Frankfurt Türk Filmleri Festivali'nin ikinci gününde soluğu film müzesinde aldım. Burada Alman film endüstrisinin birçok filminin hikayesini ve dikkat çeken detaylarını bulabilirsiniz. Aynı zamanda müze bilimkurgu filmlerinin nasıl yapıldığına dair size testler sunuyor. Greenbox'a girip kendi filminizde savaşabilir, montaj stüdyosuna girip kendi filminizin montajını yapabilirsiniz.

EN MEŞHUR KAHVECİ
Frankfurt denilince akla hemen, patates salatası ve yaban turpu hardalıyla servis edilen Frankfurter sosisi geliyor. Şehirde sosisin üstüne özel kahveler içeceğiniz mekanlar var. Mesela Wackers Coffee, kente kahve kokusunun yayılmasına ve önünde uzun kuyruklar oluşmasına sebep oluyor; mutlaka uğrayın.

KIRMIZI IŞIKTA GEÇENE 30 EURO CEZA
Almanya'nın katı kurallarını bilmeyeniniz yoktur. Yayayken kırmızı ışıkta geçerseniz 30 Euro ödemek zorundasınız. 'Trafikte herkes eşittir' mantığının öne çıktığı sistemde, yollar boş olsa dahi kırmızıda geçmenize müsaade edilmiyor, polis hemen yanınıza geliyor.
BİZE ULAŞIN