HAKAN UÇ HAKAN UÇ

Franchise düet

Geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü şarkıcı Enrique Iglesias'ın, 'Nos Fuimos Lejos' şarkısına Ece Seçkin ile düet yaptığı yönünde bir haber basına servis edildi. Uluslararası müzik arenasında böyle iyi isimler ile bizim sanatçılarımızın düet yapması tabii ki onur verici.
Fakat bu haberin 'Ece Seçkin dünyaya açıldı' gibi verilmesi ne yazık ki koca bir balon! Çünkü biraz dünya müziğine vakıf olan herkes, bize 'yeni' gibi sunulan bu şarkı ve klibin, tam bir yıl önce Kübalı sanatçı Descemer Bueno ve Enrique İglesias ft. El Micha projesi olarak sunulduğunu bilir. Hatta bu düeti Iglesias, Youtube kanalından tüm dünyaya da paylaşmıştı.
İşin aslı şöyle: Bu şarkı için bir strateji izlendi ve şarkı farklı ülkelerin şarkıcılarından birine vokal olarak 'uzaktan' yorumlatıldı. Yani olay Ece Seçkin'in dünyaya açılması değil. Asıl hedef; şarkının Türkiye pazarında da para kazanması. Aynı şarkı, minimal ilaveler ile yine aynı kliple; dünyanın başka bir ülkesinde başka bir dille Bebe tarafından da okundu.

Birkaç ay sonra aynı şarkı, aynı kliple; Romanya'da Andra'nın görüntüleri ve sesi eklenerek sunuldu. Ardından aynı proje için Arap kökenli şarkıcı Hatim Ammor&Red One ile işbirliği yapıldı. Havanalı sanatçı La Charanga Habanera da şarkıyı kliplendirdi.
Tabiri caizse şarkının posası çıktıktan sonra mevcut kayıtlar bu kez Türkiye pazarına verildi.
Dünya devlerinin amacı şarkıyı lokalleştirmek.
Ece Seçkin ise şarkıyı evrenselleştirdiğini sanmamızı istedi.
Bu tür işbirlikleri tüm dünyada yapılıyor.
Dikkat çekmek istediğim şey ise şu; bu teklifler dünyaca ünlü şarkıcılardan değil, lokal sanatçıdan gidiyor genelde. Iglesias'ın şirketi kim bilir bu bayatlamış şarkı, klip ve projeyi dünyada başka daha kaç ülkeye ve sanatçıya franchise olarak verecek? Üstelik aynı görüntüler ve üstüne yapılan montajlarla son derece ucuz bir şekilde.

Bir de işin Ece Seçkin tarafı var. Sevgili Ece bunu büyük rekabet yaşanan pop camiasında bir fırsata çevirmeye çalışsa da, ne yazık ki basit birkaç fayda dışında kendisine önemli bir kazanç sağlayamaz.
Bunu bir reklam fırsatı ve belki de romantik (!) bir yaklaşımla, dünyaya sesimizi müzikle duyurmak olarak da görmüş olabilirler. Ancak Iglesias, bu düeti kendi hesabında yayınlamadığı sürece bu iş 'Biz çaldık biz oynadık'tan öteye gitmez.
Sözü çok da uzatmaya gerek yok. Buyurun girin You- Tube'a ve izleyin aynı şarkının, aynı klibin ülke ülke versiyonlarını.
Ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

Ali Sayar'lı Bodrum geceleri

Geçtiğimiz yaz kapılarını açan Bodrum Küçükbük'teki Serafina Mare, cemiyet dünyası tarafından yoğun ilgi görmüştü. Özellikle Ali Sayar'ın müzik yaptığı gecelerde tabiri caizse iğne atsan yere düşmüyordu. Bu yıl ise Ali Sayar'lı geceler yoğun istek üzerine ikiden üçe çıktı. Anlaşılan Serafina'daki Ali Sayar'lı geceler Bodrum'un vazgeçilmezi olacak.

Instagram'dan Adamlar tavsiyesi

Geçtiğimiz günlerde Instagram hesabımda bir anket yaptım, takipçilerimden bana şarkı tavsiye etmelerini istedim.

En çok Adamlar grubunun şarkıları önerildi. Adamlar, 'Dünya Günlükleri'yle ustalıklarını pekiştiren bir albüme imza atmış. Grubun üçüncü albümü olan 'Dünya Günlükleri'; müzikal anlamda ayrıntılı değerlendirmeyi fazlasıyla hak ediyor. Müzikal açıdan, ilk iki albümden farklı denemelere yer verilmiş, farklı tarzlar birbiri içinde harmanlamış. Albüm; rapten arabeske, elektroniğe kadar geniş bir yelpaze sunuyor dinleyene. Solist Tolga Akdoğan'ın sesi, yorumu çok renkli; içinde hem ironiyi, hem hüznü, hem tutkuyu barındırıyor.

Şarkılardaki duygu bütünlüğü ise albüme konsept bir çalışma olarak bakmamızı sağlıyor. 'Hikaye', 'Zombi', 'Yoruldum', 'Doldum', 'Benden Bana' adlı parçalar diğerlerinden daha fazla öne çıkıyor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN