MERT VİDİNLİ MERT VİDİNLİ

Davete sen değil diji asistanın katılsın!

Hafta boyunca o davet senin, bu davet benim gezindim durdum.
İşte kulak misafiri olup şahit olduğum konu başlıkları:
Gündüz davetlerine yetişmekte zorlanan sosyetik kadınlarımızın, popüler bloggerlarımızın 'Ben de oradaydım' dedirten yeni nesil formülüne bayıldım. Ben halen oradan oraya sürüklenip kan revan içinde kalıyorken, onların dijital asistanları işi hızla çözüyor.
Örneğin bu hafta ünlü stil danışmanlarımızdan Mert Aslan'ın Çırağan Sarayı'ndaki Night Zoom koleksiyon sunumunda yanı başımdaki genç kız, hepimizin çok iyi tanıdığı bir iş kadınının asistanı olarak davete katılmış ve onun şahsi hesabından 'Tebrikler Mert' notu ile paylaşımlarını yapıyor, beğendiği parçaları Instagram'ına koyuyordu... Sonrası mı? Davet sonunda Mert çok mutlu! Bence çok iyi bir çözüm, bahanesi de hazır: 'Tatlım geldim ama seni göremedim, çok kalabalıktı, az durabildim ama bak ispatı; sosyal medyamda koleksiyon detayların var."

FARKLI BİR DENEYİM
Çırağan'dan çıkıp hemen birkaç 100 metre ilerideki Shangri La'ya gittim. Bir hafta sürecek bir Fas Yemek Festivali düzenliyorlarmış... Biz Fas'a gidemedik belki ama o bizim ayağımıza gelir deyip mönüdeki bol baharatlı yemekleri ortaya sipariş ettim. Ülkenin milli yemeklerinden tajin, bizim güvecimize hayli benziyor; etli ve tavuklu olarak geliyor. Ortaya serpiştirilen mezeler, kıymalı bahar sarması ve tavuk pastille şahane bir lezzetti. Hafta sonu rehberinize ekleyebilirsiniz...

ÇANTADAKİ SANAT
Ayaklı bir sanat eseri gibi gezmek ister misiniz? Gardrobunuzda kullanmadığınız ya da üstünüzde defalarca görünen çok sevip de giymeye cesaret edemediğiniz kıyafetleriniz mi var? İşte çözümü:
Gidip Dilahan Doğan'ın kapısını çalın ve sizin için boyasın. Kendi sahibi olduğu Hermes Birkin çantasını (ki benim bildiğim 30 bin liradan başlıyor bu çantaların fiyatı) boyamış ve kullanıyor.
Şimdi siz 'Nasıl buna cesaret etmiş?' diyebilirsiniz ama artık bu iş çok popüler! Birçok arkadaşı da ondan bunu istiyor. Artık siz tişort mü, ceket mi, yoksa paltonuzu mu boyatırsınız bilemem, size kalmış...

MEKAN NASIL İŞ YAPAR?
İstanbul yeme-içme piyasasında, kulüpçülüğün de, işletmeciliğin de önemi büyüktür. Milyonları yatırıp mekan açarsınız, sonra hüsrana uğrayıp kapısına kilit vurup kapatırsınız. Bir sürü batık proje var etrafta.
Bunun ispatı Mim Kemal Öke'deki Must. Aklı fesatlar birbirine soruyordu, 'Ne zaman popülaritesini kaybeder burası?' diye.
Kaybetmedi, taş üstüne de taş koydu, bravo! İşletme ortağı olan Ercan Gümüşkaya'nın geçtiğimiz günlerde sokağa taşan doğum günü partisi de en büyük ispatı bunun. Yer bulmak neredeyse imkansızdı! Kapıdan girdiğiniz anda sizi evinizde gibi hissettiren çalışanlar, Ercan'ın nabzınızı tutan tavrı, hatta kaprislerinizi alttan alacak bir ekibi ve onu temsil eden asistanları var... O yüzden diyorum ki; işletmecinin kim olduğu önemli, nasıl bir çevresi olduğu, birebir o samimiyeti vermesi, sizi özel hissettirmesi de... Sonrası zaten çorap söküğü gibi geliyor: Başarı!
BİZE ULAŞIN