OKAN CAN YANTIR

Tarih filmi çekmeyin

Farkındayım, kısa aralıklarla iki Çanakkale yazısı yazmış olacağım. Bu sefer sebep, Turgut Özakman'ın 'Diriliş Çanakkale 1915' kitabından sinemaya uyarlanan filmi.
Çanakkale Savaşı, bu ülkenin evlatlarına layıkıyla anlatılamamış bir destandır. Resmi tarihimizin DNA'sı, memleketin bağımsızlığını Kurtuluş Savaşı'na kurgulamak üzerinedir. Elbette süreç Kurtuluş Savaşı'yla taçlanmıştır ama Çanakkale, bu ülkenin bağımsızlık tohumlarının atıldığı yerdir. Sakarya'daki, Dumlupınar'daki Mehmetçik neyse, Çanakkale'deki Mehmetçik de odur.

MÜSAMERE GİBİ
Resmi tarihin inatla üstünü çizmeye çalıştığı 1920 öncesini anlatmak, bugünün tarihçilerinin en büyük görevi. Gelin görün ki o tarihçiler; ilkokul müsamerelerini aratmayacak komiklikteki eserlerin birer parçası oluyor.
'Çanakkale 1915', hiçbir tarihsel değer içermediği gibi, izleyiciye belli bir noktadan sonra "Yok artık!" dedirten klişeler bombardımanı vaat ediyor. Her komutanın 'Braveheart'ı aratmayacak konuşmaları... Liman von Sanders'in özenle yerin dibine sokulmaya çalışılması... İtinayla tüm savaşın Mustafa Kemal'in dehasıyla kazanıldığını gösterme çabası bunların başında geliyor...
Mustafa Kemal, dünya tarihinin en büyük askeri ve siyasi dehalarından biridir. Bu yüzden tarihteki her başarının kendine mal edilmesine hiç ihtiyacı yoktur. Çanakkale'de yaşı 34'tür ve o sırada cephede bulunan onlarca yarbaydan biridir. Anafartalar'da başarılı muharebeler çıkarmıştır ama savaşı kendi başına kazanmış gibi göstermek hatadır.
Çanakkale'de Osmanlı İmparatorluğu'nun bir ordusu vardır, teşkilatı, subayları vardır. Bunların hepsini yok göstermek, tarihe ihanettir.

DALGA GEÇMEYİN!
Bakınız Mehmet Akif ne diyor: "Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi." Bedr ve Çanakkale...
Ganimet, şöhret, fetih, tarihe geçme... Hiçbiri için değil; inanç ve varlığın devamı için yapılmış iki savaştır. İstanbul'u 1453'te fethedemeseydik, belki iki yıl sonra bir daha deneyecektik. Aynı şekilde Mohaç'ta kazanamasaydık çok çok biraz geriye çekilecektik. Ama Çanakkale kazanılmasaydı, sonrasındaki hiçbir şey olmayacaktı.
Bu yüzden Çanakkale ciddi iştir.
Elinizde sinema gibi müthiş bir araç ve sınırsız imkanlar var. Bu ülkenin gençlerini 80 yıllık resmi tarih kıskacından kurtarmak size düşer.
Madem el atıyorsunuz, işi layıkıyla yapın, sanat adına bir ülkenin tarihiyle dalga geçmeyin...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN