ÖNCEL ÖZİÇER ÖNCEL ÖZİÇER

21 Aralık'ı bırak 25'ine bak!

Her yıl aynı şey... Aralık'ın son günleri önümüzdeki yıl neler olacak merakıyla sağda solda astrolojik yorumları kovalıyoruz. Önce kendimizinkini, sonra beraber olduğumuz veya kırıştırdığımız, hadi olmadı kırıştırma potansiyelimiz olan adamın burcunu didik didik ediyoruz. Peki sorarım size, bu zamana kadar okuduklarınızdan hangi birini o yılın sonuna kadar aklınızda tutabildiniz? Şahsen benim sürem beş dakikadan ibaret. Sonra ne 23 Eylül'deki işte yükselme fırsatını hatırlarım ne de 3 Mart'ta karşıma çıkacak beyaz atlı prens şansını...

IŞIK KARANLIĞI YENECEK
Unutulur gider. Bu yüzden memlekette esen Susan Miller rüzgarına da sabah içilen Türk kahvesine bakılan fal muamelesi yapmayı tercih ediyorum. Eğlencelik ve bir anlık. Astrolojiye inanmadığımdan veya ciddiye almadığımdan değil... Sanırım 'Gaybı Allah bilir' inancımdan. Yalnız Susan Miller, burçlara göre 2011 kehanetlerinden daha fazla ses getiren bir bomba attı üzerimize. "21 Aralık'a dikkat!" dedi. "O gün, hem sizin hem ülkeniz için önemli olaylar gerçekleşebilir" dedi. Dedi de dedi... Ben de bu konularda tek danışmanım ve dâhi reiki master'ım Korkut Keskiner'e sordum; "Hocam nedir bu 21 Aralık'tan çekinme sebebimiz?" dedim. İşte Keskiner'in anlattıkları:
Bu ara bana en çok sorulan soru bu; 21 Aralık'ta ne olacak? Susan Miller'ın meşhur röportajından sonra birçok insan ülkede bir felaket filan bekliyor. Tabii bunun yanında Ay tutulmasının en uzun geceye denk gelmesi de ayrı bir karanlık hissi yaratıyor.
Aslında bu çok çok eski bir bilgi. En kısa gün 21 Aralık günü, en uzun gece de o gece. Işık karanlığı o gece yenmeye başlıyor. Ama yeniden doğuş 25 Aralık sabahı. Çünkü 22, 23 ve 24 Aralık'ta güneşin doğduğu yer sabit kalıyor. Ancak 25 Aralık sabahı yeniden kuzeye doğru ilerlemeye başlıyor. Vatikan'ın İsa'ya -ki gerçek doğum gününün bu seneki güneş tutulmasının olacağı 4 Ocak olduğu söylenir- seçtiği doğum günü, o zamanlar Hıristiyanlıktan çok daha yaygın olan Mitraizmin ulu kişisi Mitra'nın doğum günüdür.
Aynı tarih Horus ve Dionysos için de geçerlidir. Bu üçü de, 21 Aralık'ta ölür ve 25 Aralık'ta yeniden doğarlar.
Foton kuşağına girilecekse eğer, Mayalar'ın ve Sheldan Nidle'ın işaret ettiği, 60 ya da 96 saatlik güneşsiz ve karanlık dönemin de, 2012'de aynı tarihlerde olması çok kuvvetli bir olasılıktır.
Yani kısaca, aslında hissettiğimiz bu. Yani karanlık korkusu. Herkeste bir son şans hissi var. Ama bu doğru değil, daha birçok 'son şanslar' da olacak. Bu korkuları beslememek lazım. Biz korktukça neşe, sevinç ve mutluluk oluşmasını engelliyoruz.

SON ŞANS DİYE BİR ŞEY YOK
Birçok sahte guru insanları kıyametle korkutuyor. Birçok din ve öğreti, sadece kendi yollarını izleyenlerin kurtulacağını iddia ediyor. Çünkü kıyametin ve kıyamete hazırlık kurslarının çok büyük bir katma değeri var ve birçokları bundan nemalanıyorlar. Ancak ne bu 21 Aralık son şans günü ne de bundan sonraki tarihler. Son andaki tövbe ve şehadet bile yeterli. O yüzden korkmayalım.
Ayrıca son olarak şunu da belirtmeliyim; ben 21 Aralık'tan çok 25 Aralık tarihini önemsiyorum. 21 Aralık bir bitişi ama 25 Aralık yeniden doğuşu ifade ediyor. Bu yüzden 21 Aralık'ta bildiğim şekilde şükredecek, 25 Aralık da dahil olmak üzere, aradaki sürede de bildiğim şekilde dua edeceğim. Herkese de bunu öneriyorum. Sonra 4 Ocak'taki güneş tutulması var, 21 Aralık'tan itibaren o güne kadar, yeni yılın umutlarından beslenmek için harika bir zaman.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları