ÖNCEL ÖZİÇER ÖNCEL ÖZİÇER

Kudurmadım hayattayım...

Evin önüne parça pinçik gelen ve tedavisini üstlendiğim koca kafalı erkek kedi yaptı yapacağını... Her dakika kendini sevdirmeye çalışan bu iyi huylu ve ağır yaralı kedicik yine kendisini zorla okşatırken birden dellendi ve elimi kaptı. Bu kadar kedi köpek bakarım, hayatımda ilk kez bir hayvan tarafından ısırıldım. Çok garip bir duyguymuş. Kedi elime dişleriyle resmen asılı kaldı. Kolumu sallıyorum düşsün diye, oralı olmuyor. Ki bu genelde benim rüyalarımda oluyor. Gerçekten bu sahnenin rüyasını defalarca görmüşlüğüm vardır benim.

HEMEN HASTANEYE KOŞ
Ben bağırıyorum, o elimle bir sallanıyor. Tabii o dişleri, sallandıkça takıldıkları yeri jilet gibi baştan aşağı yardı. Sonrasındaysa manzara şuydu; o elimden düştükten sonra yine hiçbir şey olmamış gibi kendini halıda bir sağa bir sola yuvarlayıp keyif yapmaya devam etti, ben parçalanan ve kan içinde kalan elimi tutup deliler gibi evin içinde bir sağa bir sola amaçsızca koşuşturdum. Koltukların etrafında birkaç tur attım. İnsanın panik anında şuuru gidiyor gerçekten. Epeyce dönüp dolaştıktan ve acıdan bağırdıktan sonra durmayı ve ne yapmam lazım geldiğini düşünmeyi akıl edebildim. "Koş kızım Öncel hastaneye" dedim ve tek elle direksiyona yapışıp düştüm yola...

***

Hastane ayrı bir macera oldu benim için. İlk kez potansiyel kuduz muamelesine maruz kalıyorum çünkü. Bu konuda çok ciddi bir prosedür izleniyormuş meğer. Önce yarayı temizleyip hemen kuduz ve tetanos aşılarını yapıyorlar. Öyle göbekten falan değil, o eskidenmiş, birini sağ, diğerini sol kola yapıştırıyorlar. Sonra da elinize bir kart tutuşturup sizi takibe alıyorlar.

ÜÇ GÜNDE BİR İĞNE
Enfeksiyon hastalıkları uzmanı doktora gidiyorsunuz ve her üç günde bir hem iğneyi tekrarlatıyor hem de bu doktora görünmek suretiyle kudurmadığınızı ispatlıyorsunuz. Bu arada sizi ısıran hayvanı da takibe almak zorundasınız. Hayvan yaşarsa üç iğneyle yırtıyorsunuz. Haa yok eceliyle bile ölse ya da ne bileyim kaza falan bile geçirse o zaman beş iğneyi tamamlamak zorundasınız.

HÂLÂ KAPIMA GELİYOR
Benim kedi şimdilik hayatta. Hâlâ her gün kapıya gelip yemek istiyor. "Yok sana yemek falan, bak elime ne yaptın pis nankör" diyorum, utanmak falan hak getire, yüzüme öyle mal mal bakıyor. Hayvan işte ne yapacaksın? İnsandan bir farkı yok ki! Alışkınız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.