ÖNCEL ÖZİÇER

Aktarıma dokunma

İnsanlık âlemi özüne dönüş yapmaya karar verip "Ne varsa doğada var" deyince, haliyle son yılarda aktarlara gün doğdu.
Hepimizin evi adaçayları, sarı kantaronlar, üzüm çekirdeği yağlarıyla doldu.
Fakat bu işin getirisine uyanıp işi ticarete dökenlerdeki yeni gelin aceleciliği de alternatif tıp piyasasını aldı götürdü tabii.

GÖZLERİNİ DİKTİLER
Koca koca profesörler kendilerini zıkkımın peki yağı satmaya adadı vs.
Bunların hiçbirine kimsenin itirazı yok.
Sonuçta satılanlar Allah'ın otu. Hepsi birer şifa topu!
Ama gel gör ki bazı arsız ve aç gözlüler 'rabbena hep bana' deyip gözlerini aktarlara diktiler.
Yüzlerce yıllık gelenekten gelen bir meslek gurubunu silip yok etmek istiyorlar. "Aktarlar kapatılsın" diye giderek daha yüksek perdeden bağırıyorlar.
İşin fenası bu sesleri hükümet kanadında da yankı buluyor.

SİNAMEKİ ÇAYI İÇİN
Neymiş; aktarlar bilinçsizce insan sağlığını tehlikeye atan satışlar yapıyorlarmış.
Hadi ordan!
Siz 'suya', 'bu' derken o aktarlar oradaydı.
Yazık, günah değil mi; iki enginar kapsülü fazladan satacaksınız diye insanların emekleri ve ekmekleriyle oynamaya kalkıyorsunuz.
Çok ayıp; yapmayın, etmeyin, kendinize bir bardak sinameki çayı demleyin de için.
İçinizdeki para hırsı zehrini boşaltmaya yarar belki.
Bir deneyin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN