ÖNCEL ÖZİÇER

Sakız yandı! İçimiz yandı!

Cumartesi sabaha karşı gördüğüm manzaraya önce inanamadım.
Ilıca'dan Çeşme tarafına baktığımda 'gece yanıyordu!'
Gökyüzünde çok büyük bir alan kıpkırmızıydı. Sıçrayan, uçuşan korlar, o kızıllıktan havai fişekler gibi havaya saçılıyordu.
Arabayı durdurmak zorunda kaldım çünkü gerçekten rüyada mıyım, yediğim içtiğim mi dokundu, hayal mi görüyorum önce çıkaramadım.
Tam o sırada Sakız Adası'na topu topu 12 kilometre uzaklıktaki Çiftlikköy tarafında oturan bir arkadaşım aradı ve dehşet içinde "Sakız yanıyor" dedi!
Meğer benim Çeşme sandığım, o kadar yakın görünen ateşten duvar, Sakızmış!
Bu arada öyle bir poyraz esiyordu ki "Eyvahhh" dedim "Böyle giderse söndüremezler bu yangını!"
Ki gerçekten de öyle oldu. Sakız Adası iki güne yakın hiç durmadan yandı.
Çamlar, sakız ağaçları, hayvancıklar yok oldu... Ve tabii köyleri, tarlaları, tüm mal varlıkları yok olan, canlarını zor kurtaran adalılar; ellerindeki -ne var ne yoksa- her şeyden oldu!
O alevleri buradan izlerken hepimizin içi yandı.
Keşke elimizden gelen bir şeyler olsaydı.
Bizim başımıza gelse eminim onlar da orada üzüntü ve çaresizlikten bizim gibi çırpınır dururdu.
Geçmiş olsun be komşu! Sizlerle beraber kahrolduk, lütfen bilin bunu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN