ÖNCEL ÖZİÇER

Gözüm gönlüm açıldı

Bu aralar bana çok acayip şeyler oluyor.
Hangi yıldız, hangi gezegene ne tür bir açı yaptı bilmiyorum ama doğrusu bana yaradı.
Bir kere üzerimde acayip bir kuş olup uçsam durumu var.
Ben ki yolculuk etmeye o kadar meraklıyken, tembelliğim ve evimden uzun süre ayrı kalamama problemim yüzünden, o merakımı layıkıyla giderebilen bir insan değilimdir.
Ama dedim ya; son zamanlarda bana bir haller oldu, evimin yolunu unuttum.
Benim evdeki, sokaktaki dört ayaklı çocukları çok özledim, o ayrı.
Onları emin ellere emanet ettim, kendim elekçi kadın gibi dolaşıp durmaktayım.

ERENLERE Mİ KARIŞTIM?
Fakat asıl şaştığım, bendeki bu 'seyyah oldum, âlemde gezerim' durumu değil!
Son haftalarda ne istesem, ya da ne düşünsem oluyor arkadaş!
Yani Allah'a şükür duaları genelde kabul gören bir kulumdur ama bu dediğim ufak tefek ama enteresan şeyler.
Örneğin; geçenlerde aramasını istediğim ve aramın bozuk olduğu biri vardı. Hem onunla konuşmak ve aramızdaki problemi halletmek için can atıyorum, hem de ilk arayan ben olmak istemiyorum çünkü aslında suçlu olan o.
Ben sadece dilimi tutamayıp fevri davrandığım için; sarf ettiğim sözler yüzünden, haklıyken haksız duruma düşen tarafım. Ve de öyle ağır kelimeler çıkmış ki ağzımdan, karşı taraf artık ölse beni aramaz, sormaz diye düşünüyorum.
Nitekim dargınlığımızın üzerinden günler geçmesine rağmen; ne ses, ne bir haber varken, ben birden telefonu elime aldım.
O kişinin fotoğrafını açtım ve kafayı sıyırmış bir edayla fotoğrafa bakıp "Lütfen beni arar mısın?
Senden özür dilemek ve yine eskisi gibi canım arkadaşım olmanı istiyorum. Söz, hiç kötü bir şey çıkmayacak ağzımdan. Sana çok ihtiyacım var, çok konuşmak istiyorum seninle" dedim.
Ciddi ciddi yaptım bunu.
Birkaç kez de tekrarladım.
Ama gerçekten çok üzgündüm ve o sırada artık nasıl yoğunlaşmışsam, bir yandan da zırıl zırıl ağlıyorum.
Bir-iki kez aynı cümleleri tekrar ederken, sen telefonuma birden bir mesaj düşmesin mi?
Üstelik ben "Konuşmak istiyorum, n'olur ara" diye ağlarken, "Susma, içinden ne geliyorsa söyle bana" yazan bir mesaj olmasın mı bu?
Bakın yemin ediyorum, telefonu elimden attım.
Evde yalnız olmama rağmen, sağa sola tavana bakındım.
İyi saatte olsunlar mı geldi, ben başka bir boyuta mı geçtim, biri beni mi gözetliyor, ne oluyor birkaç dakika anlamadım.
Biri bana bunu açıklasın lütfen?
Acaba, ben şimdi erenlere mi karıştım?

BUNU ONA KİM DEDİRTTİ?
Gelelim ikinci örneğe... Ki o da bu anlattığım olaydan tam bir gün sonra oldu.
Tarihçi, rehber ve seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç son kitabı 'Boğaz Hakkında Herşey'in tanıtımını; hafta sonu biz bir grup şanslıyı Boğaz'da adım adım gezdirip neredeyse her yalının, her köşkün hikayesini anlatarak yaptı.
Bu arada çok keyifli saatler de geçirdik.
Bir ara Çengelköy kıyılarından geçerken, bir yıldan fazla süredir telefonla bile görüşmediğim bir arkadaşımın evinin önünden geçtik.
Daha doğrusu ben evi tam olarak çıkaramadım; o muydu, bu muydu diye epey kafa yordum.
Ve sonunda şahane Boğaz turumuz bitti, ben tam karaya ayak bastım ki, telefonum çaldı.
Evettt!
Bildiniz, o çok uzun zamandır görüşmediğim ama 10 dakika önce çok yoğun bir şekilde düşündüğüm o arkadaşım vardı hattın ucunda.
Ben o panikle "Sen şimdi beni niye aradın ki?" falan dedim bir anda.
Yani demek istedim ki "Bir anda ne oldu da beni aramaya karar verdin adam? Ben nasıl oldu da, senin kafanın içine girebildim?" Üstelik o sırada çok yoğun bir işin tam ortasındaymış.
Yeni filminin montajını yapmak gibi önemli bir iş.
Yani o karışıklıkta ne oldu da "Dur bir Öncel'i arayayım" dedi, bunu ona kim dedirtti, gerçekten bilmiyorum.

NAZAR DEĞMESİN
Ama artık beyin gücü mü dersiniz, altıncı his mi, üçüncü göz açılması mı, gönül gözümün belermesi mi, yoksa melekler mi bilmiyorum.
Fakat bugünlerde etrafımda çok acayip bir tiyatro dönüyor, bunun çok iyi farkındayım.
Daha da örnekler var da, artık anlatmayayım.
Çünkü bu halimden çok memnunum, bir yandan da nazar değecek diye korkmaktayım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN