ÖNCEL ÖZİÇER

Herkesin sevdiği kendine güzel

Kuzguna yavrusu Anka görünürmüş, kirpi yavrusunu "Pamuğum" diye severmiş, gibi özlü sözler boşuna uydurulmamış.
İnsan sevdiğine bakarken, gerçekten gözüne perde inebiliyor.
Sevilen insan; tipi, tıyneti ne olursa olsun, seven için dünya güzeli bir insandır.
Ben kendimden biliyorum; eski erkek arkadaşlarımdan bazıları var ki, hani şimdi fotoğraflarına bakınca, "O zamanlar şuurum ara ara gidip geliyor muydu?" diyorum. Çünkü yine o zamanlar bana sorsan; o adam, dünyanın en yakışıklı adamıydı.
Bakın mesela şu fotoğrafını gördüğünüz ay parçası da, Kuzey Kore'de memleketin en seksi erkeği seçilmiş.
Kendisi ülkenin lideri oluyor.
Adı Kim Jong Un.
Artık Kuzey Kore halkı öd korkusundan mı, yoksa liderlerini gerçekten çok sevdiklerinden mi bilinmez, bu paşayı güzellikte birinci seçmiş.
Güzellik görecelidir, tamam, biz de biliyoruz ama yine de estetik değerlerde asgari müşterek bazı kriterler vardır, öyle değil mi?
Mesela böyle abartmanın bir manası yoktur:
Kuzey Koreliler, bu seçimlerinin sebebini bir basın bülteniyle şöyle açıklamışlar; "Ezici yakışıklılığı, yuvarlak yüz hatları, çocuksu cazibesi ve güçlü duruşuyla bu çekici adam, bütün kadınların hayal ettiği erkek modeli. Kusursuz estetik anlayışına sahip jüri üyeleri bile Kim Jong Un'nun saç modeli ve ünlü gülüşü ile baygınlık geçirdi."

SEVGİ ÇİRKİNİ DE GÜZELLEŞTİRİR!
Gülmeyin, benim etrafımda da çok var böyleleri.
Kadına sorsan; beraber olduğu insan, dünyanın en şeker, en nahif insanı. Üstelik çocuksu bir tarafı var. Yalan nedir bilmez, zaten söylemeyi de beceremez. Bir gün şeytana uyup onu aldatmaya kalksa, eline yüzüne bulaştırır.
Üstelik çok da yakışıklı, özellikle gözleri bir ömre bedel!
Fakat adama bakıyorsun; yüzünde nur kalmamış, gözler çipil, üstelik fer fecir okuyor, şam şeytanı kılıklı bir şey.
Diyemiyorsun ki "Abla senin devrelerde bir sorun var; git bir göz-beyin koordinasyonuna baktır!"
Aynı durumun ebeveyn-evlat versiyonu da var tabii.
Şimdi diyeceksiniz ki bebeğin, çocuğun çirkini mi olur, bütün çocuklar güzeldir.
Hayır efendim, değildir!
O annelere, babalara öyle gelir.
Ayrıca ne var, tamam şu anda da estetik harikası değilim ama küçükken ben de çok çirkin bir bebekmişim.
Hatta biraz aklım ermeye başladığında, bana kendi fotoğraflarımı gösterdiklerinde "Hayır bu ben değilim, bu bir kere erkekkkk!" diye avaz avaz ağlardım. Bu yüzden ilkokul yıllarımın sonuna kadar fotoğraf çektirmekten hep nefret ettim.
Neyse mevzu uzadı zaten, bu yazı da bir yere varamadı.
Ben sadece sevgi denilen o acayip duygunun; gözdeki algıyı bile nasıl değiştirebildiğine, çirkini güzel yapmaktaki maharetine dikkat çekmek istemiştim. Çektim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN