AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Aysun Kayacı isyanlarda

Bu ünlü olmanın bedeli mi? Belki...İlle de ödenmeli mi? Eh! Düzen böyle, az ya da çok elini hayatına atacaksın bir şeyler ödeyeceksin. Peki, ünlüysen, şu magazin sayfalarına bir kez ayak bastıysan hakkında her türlü haber yapılabilir mi? Yapılamaz. Yani yapılır da, yapılmamalı. İnsanların okuyup geçtiği, belki güldüğü, belki şaşırdığı, belki uzun uzun sofralarına meze yaptığı o haberler kahramanlarının hayatından hiç de geçip gitmiyor çünkü. O küçücük ya da kocaman haberler bir ömür peşlerini bırakmıyor. Kalpleri kırılıyor. İlişkileri bozuluyor, gözleri doluyor, sinirleri zıplıyor. Şimdi kim isyanlarda? Aysun Kayacı!

KAFESTE Mİ YAŞAYACAĞIM?
BKM'deki oyun 'Mağara Adamı'nı izlemeye gitmiş Aysun. 'Mağara Adamı' Alper Kul'la haber olmuş. Aşkları başlamış hatta Polonezköy'deki Alper'in evinde buluşup duruyorlarmış. Aysun'la dün sabah telefonda konuştum. Üzgündü, kırgındı, sinirliydi... "Kesinlikle böyle bir şey yok. Alper benim eski arkadaşım. Ben yaşayamayacak mıyım? Oyuna, tiyatroya, konsere gidemeyecek miyim? Arkadaşlarımı göremeyecek miyim? Ne evi, ne Polonezköy'ü..." Canı çok sıkılmıştı; "Ne bara gidebiliyorum, ne dans edebiliyorum, kafeste mi yaşayacağım? Bir arkadaşımın oyununa gidip izlemek bile çok mu bana" dedi. Valla daha geçen hafta adı Nihat Doğan'la aşk dedikodusuna karışmış talihsiz bir insan olarak ne diyeceğimi bilemedim. Nihat Doğan ve ben! Vay be! İşin içinden çıkamıyorum. Buralarda ayakta kalabilmek için ya gamsız olacaksın ya da evden burnunu çıkarmayacaksın herhalde.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN