AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Ah be kardeşim başına ne geldi

Bir kadının şu sıralar kendine yapabileceği en büyük kötülük nedir? 'Erkekler Ne Söyler Kadınlar Ne Anlar' denen o sinir bozucu filmi izlemektir! Yahu biz gül gibi kız kıza geçiniyorduk. Kendi kurduğumuz hayal dünyasında mutlu mesut yaşıyorduk. Elin 'Hollywoodlu'suna rahat mı battı; ne gerek var bütün gerçekleri tokatttt gibi yüzümüze çarptı? 'Erkekler Ne Söyler, Kadınlar Ne Anlar' mış... İyi de bizim bir şey anlamamız için erkeğin herhangi bir şey söylemesine gerek yok ki... Kadın kısmı anlamayı kafaya koymasın, erkek çıtını bile çıkartmasa destanlar yazar vallahi... Şimdi, özetle filmde anlatılmak istenen şu; kadınların kendilerini 'sevgililik', 'evlilik', 'aşk' üzerine nasıl da kandırdıkları... Erkeklerin hiç de düşündüğümüz kadar korkak, ürkek, nazcı, pozcu olmadığı.

ERKEK ARAMIYORSA...

Çooook teşekkür ederiz. Hadi üşenmeyelim de filmden örnek verelim. Diyelim, bir erkek sizi aramıyorsa bu ne demektir? Biz gruplar kurup hadiseyi masaya yatıran kadınlara göre, A. Naza çekiyordur. B. Üzerine düşmek istemiyordur C. Hastalanmıştır, toplantısı vardır, telefonunu kaybetmiştir... D. Başarılı kariyerimizden ürkmüştür E. İlle de arayacaktır. Şimdi film ne diyor? "Safoş kadınlar kendinizi kandırmayın, bütün bu şıklar çok şık tamamen sizin uydurmanız. Bir erkek sizi aramak isterse ne yapar eder arar, nokta." İyi, çok güzel! Yüzümüze vurdunuz da, başınız göğe mi erdi! Sinirle filmden çıkıp kızlarla buluşmaya gidiyorum. İpek ve Seda yemekteler. Hışımla restorandan içeri giriyorum, "Bana bir votka!" Kızlar gülmeye başlıyor.

BUNLARIN HEPSİ AYNI
"Ayşe n'oldu?" "Sinir sahibiyim üstüme gelmeyin. Yahu elin Amerika'sında çekilen filmde erkeklerin söylediği saçma bahanelerle, mesela, "Sen daha iyilerine layıksın" gibi; ta İstanbul'daki erkeklerin söyledikleri nasıl aynı olabilir?" İpek'ten yorum: "Ben size diyorum bu erkek milleti tek tip üretim diye!" "Yürüyün kızlar geziyoruz, ne bu dert keder ya!" Önce bahçesinden bu yaz asla kopamayacağımız Joke Perestroyka sonra yeni açılan Reina. (Reina'yı sonra yazacağım.) Tatilden yeni gelen Seda başımıza Pollyanna kesilmiş, "Ayşeciiim bence seni kesin seviyordur" çekiyor. "Kızım sen işi gücü bırak da şu filme git, seven adam yanında olur, hep aynı nakarat, inanmam olamaz inanmam" diyorum. İpek kafayı patlatmış yine bağdaş kurup (İpek'in taburede bile bağdaş kurma yeteneği vardır) 'Sevişmeden uyumayalım' çığırıyor. Secret mı yapıyor nedir... Allah sonumuzu hayır etsin.

YALIN BİZİ TOPLAR
Ve o sırada şarkı başlıyor... Önce bağlama tıngırdasın (tıngırdamak tamamen anneanne sözlüğünden araktır), omuzlar sağa sola kıpırdaşsın, kafa sallansın... Şimdi sözler giriyor... Aynaya baktın senden ötesi yok! Aynayı sev (Seveceğiz el mahkum) Radyoda sevdiğin şarkı çalmış! Radyoyu sev (Bir dahakine sevmeyen ölsün) Kalbine baktığın kadın başkasınınmış! İyi mi? (Amanın! Evler yansın) Git patlat bu kafayı şimdi, git patlat bu kafayı (Kafa mı kaldı be usta) Bazen herkesten sıkıldığın oluyordur (Bazen miiii? hep hep) Fişi çekip dükkanı kapatasın geliyordur (Gelmez mi şöyle soldan soldan neler geliyor neler!) Kavgası, tasası, savaşı, aşkı derdi ah be kardeşim başına ne geldiiiii? (Bir bilsek, bir bilsek.) Aaaa! Yalın'ın yepyeni şarkısı 'Ah Be Kardeşim' bu. Bayılıyoruz... İpek, ben, Seda zıp zıp zıplıyoruz. Biz zaten Yalın'nın bütün şarkılarında kendimizden geçiyoruz da bu şarkı bir başka derdimize derman oluyor. Hal ve gidişatımıza 'cuk' oturuyor. Valla be kardeşim başımıza neler neler geldiii... Bu yaz bizi bu şarkı toplar mı? Hem de nasıl. İşte iyi şarkıları bu yüzden seviyorum. Yaşasın Yalın!
BİZE ULAŞIN