AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Birinci Topağacı Meydan Muharebesi

Yoook! Bu bünyeye huzur yok. Olaysız bir günüm, bir gecem yok! Helal değil, helal! Anladım, çölde kutup ayısı bulur beni. Şimdi, pazartesi gecesi karar verdim; bu gece benim olacak, izlenmemiş filmler izlenecek, o kitap bitecek, detoks kapsamında semizotu yoğurtla karıştırılıp yenecek... Nerdeee? Akşam 7'de eve geldim ki klima çalışmıyor. Üstelik salondaki diğer aletler de çalışmıyor. Dur bir elektrikçiyi arayayım bari. Topağacı'nda yeniyim ya, taşınırken elektrikçinin numarasını telefonuma kaydetmiştim. Elektrikçi yazalım... Mustafa mıydı yoksa Fikret miydi? Hangisiydi bana gelen yahu???

YOLARIM SENİ BEAANNN!!!
Mustafa'yı arayalım: "Aloo..." İki cümle sonra anladım ki Mustafa bana gelen elektrikçi değil. Özür diledim, "Yanlış aramışım" çektim, kapattım ve Fikret'i çağırdım. Beş dakika sonra telefonum çaldı. Bir kadın avaz avaz bağırıyor. Kendisi Türkiye ve Balkanlar'ın en seri küfür sıralayan insanı... Anama, soyuma, sopuma sövüyor. Ben İsviçre'de lady'lik okulunu bitirdim ya; "Hanımefendi sakin olun, sorun nedir?" tadında son derece kibar cümleler kuruyorum. Kadın çığlık kıyamet: "Kocamı ne arıyorsun, kimsin sen zilliiiii. Ulan o...pu! Yolarım seni beeaaaannn!" Jeton düşüyor, kadın elektrikçi Mustafa'nın karısı. Açıklamaya çalışıyorum, "Hanımefendi ben buraya yeni taşındım. Eşinizin numarasını bir arkadaşımdan almıştım, evde elektrik sorunu var diye aradım, sonra anladım ki yanlış elektrikçi..." Kadın: "Yemem ben bu numaraları. Kocamı bıraaaaakkkk!!! Ulaannn o..pu.." "Bakın ağrıma gidiyor hanımefendi. Kocanızdan bana ne yahu?" "Hadi ordan zilli, yemem ben bu numaraları, yimeeemmm!!!" O anda lady'lik okulu son buluyor bende! "Bana bakın! Kocanız Brad Pitt olsa umurumda değil, ben elektriğimin derdine düşmüşüm."

BEN DE MADONNA'YIM
Kadın: "Atmaaa, atmaaaa!!!" Sonunda kendimi tanıtıyorum belki tanır, yumuşar, insafa gelir. "Bakın ben Ayşe Özyılmazel, kocanızı görmüşlüğüm yok..." Cevap: "Sen Ayşe Özyılmazel isen, ben de Madonna'yım, hadee!" Sigortalarım atıyor: "Öyle mi, kalk gel Topağacı Meydanı'na bekliyorum. Göreceksin Ayşe'yi Fatma'yı. Deli misin be kadın, kafanda tahtalar arası cereyan mı var senin?" Kadın: "Geliyorum uleeen! Çık dışarı. Ayşe Özyılmazel'miş... Ahahahahah!" Sinirden telefonu yiyeceğim... Bir de bana kıskanç derler. Ben meleğim be, melek. 10 dakika sonra cebim çalıyor, hah! Bizimki geldi.

NAZİRE NİŞANTAŞI'NDA
Ellerim belimde çıkıyorum Topağacı Meydanı'na. Valla dövesim var şu kadını. Bütün günümü zehir etti. Kadının boy 1.60. Saçlar sarı, arkadan toplanmış, üstünde jean, beyaz tişört ve spor ayakkabı, yanında da kızı... Allah'ım Nazire vakasının Nişantaşı versiyonunu yaşıyorum resmen. Üstelik elektrikçi Mustafa için! Ne talihsizim yahu! Allah belanı versin Hüsnüüüü!!!! Kadın beni görüyor, elini başına götürüyor: "Ay Ayşe Hanıımmmm, özür dileriiim..." "Ya özür dilersin şimdi, bütün günümün canına okudun, deli misin, bu ne kıskançlık be?" Anlatıyor; bütün ailesine karşı çıkıp evlenmiş kocasıyla ve devamlı kadınlar arıyormuş. Bu aralar da biraz soğuk davranıyormuş adam. İyi de, adam böyle deliliğe nasıl davransın? Meraktan çatlayacağım soruyorum: "Kocan çok mu yakışıklı, bütün kadınlar peşinde falan..." Kadın off çekiyor: "Görsen inanmazsın, gudubetin teki!" Gülmeye başlıyorum...

UTANMA RAFA KALKIYOR
Tam ortam yumuşadı derken soruyor: "Peki siz kocamın numarasını nereden buldunuz?" Sigortalarım atıyor no 2: "Be kadın, senin kocan elektrikçi değil mi? Nereden bulacağım, vermişler işte. Çıldırdın mı sen!" Özür dileyip gidiyor. Topağacı Meydan'da kalakalıyorum. Kıskançlık insana neler yaptırabiliyor? Utanma, sıkılma, gurur, öz saygı artık ne varsa rafa kalkıyor. Hele bu seviyeye ulaşmış bir kıskançlık tamamen bir hastalık değilse nedir? Kadın üşenmiyor Topağacı'na geliyor. Rezil olmayı göze alıyor. Ya o koca? Ne durumdadır, her gün neler çekiyordur. Biri beni bu derece kıskansa, arkama bakmadan kaçardım. Az kalsın Nişantaşı'nın göbeğinde olay çıkacaktı... Eve dönüyorum, sakin gecemin üstüne bir bardak buzlu su içiyorum. Başım ağrıyor, elden ayaktan düşüyorum. Bundan sonra bana kıskanç diyenlere bu yazıyı yollamaya karar veriyorum

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN