AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Arda'nın yerinde olmak

Herkes onu konuşuyor, onda olaylar bitmiyor, başkanlar milyon euroları kapıştırıyor, herkes ondan bir parça istiyor. Çünkü o, medyanın, kadınların ve futbolun yeni nimeti. Dün yine manşetlerdeydi Arda Turan. Bu kez eski kız arkadaşıyla kavga etmiş. Şöyle diyor haber ve orada olayı görenler: Arda Turan yeni arabasıyla Kuruçeşme'deki Aşşk Kafe'ye gelir, eski kız arkadaşı Eda Türkmen'le karşılaşır. Aralarında tartışma çıkar, eh(!) aşk bu, gençlik bu, tartışılabilir... Kız Arda'nın sağını solunu çekiştiriyor. Derken Arda sinirlenip itiyor kızı. Hanımkızımız kendini tutamayıp yine çekiştirince olay kopuyor.

ÇOCUK DAHA 22 YAŞINDA
Kimi, 'Arda tokat attı' diyor, kimi, 'kızın kafasını yemek tabağının içine soktu!' Çok tatsız, çok talihsiz bir durum. Yakışıksız, hele de tokat varsa, kabul edilecek tarafı yok! Karşı taraf ne kadar seni taciz ederse etsin, senin ne yaptığın önemli değil midir bu hayatta? Neyse, detayları bilemeyiz elbet. Ben sadece şunu düşünüyorum sabahtan beri: Arda Turan'ın yerinde olmak ister miydim? Hayır! Arda'nın pabucunu giymeden konuşmak bebek işi, çok kolay hareketler bunlar. Sahadaki siniri (Fenerbahçe maçını hatırlarsanız), dışarıdaki hareketleri, kız arkadaşlarıyla sorunları, lig devam ederken cezalı olduğu için kadroya giremeyip Paris'te striptiz kulüpte sabaha kadar eğlenmesi... Hepsi biraz kekremsi bir tablo yaratıyor. Doğru! Ama ya Arda'nın ruh hali? Dikkatinizi çekerim sayın seyirciler, çocuk daha 22 yaşında! Onun için Aziz Yıldırım ve Adnan Polat kapışabilir, 700 bin TL'lik arabaya binebilir, kızlar dört dönebilir, taraftar stadı inletebilir ama o daha oyuncaklarıyla oynamak isteyen yaramaz bir çocuk! Sen 22 yaşındaki çocuğun eline milyon eurolar verirsen, ilgi manyağı edersen, bu çocuğa nefes alacak, düşünecek, kendini tartacak alan bırakmazsan ondan ne bekleyebilirsin ki?

BÖYLE KAPTAN OLUR MU?
22 yaşı geç, 50 yaşında bile bu kadar parayı ve şöhreti taşıyabilmek kolay mı? Arda'yı tanıyorum, birkaç kez arkadaş grubunda biraraya gelmişliğim var. Onu görünce insandaki ilk izlenim ne biliyor musunuz? "Canım benim ne tatlı bir çocuk bu!" Onu bıraksanız stadyumda değil mahallede çocuklarla futbol oynamak isteyecek sanki... Öyle çocuk, öyle kendi gibi, haylaz ama son derece mütevazı... Ve fakat, hayat öyle değil. Kanda gençlik, delilik, isyan varken, herkes peşinde koştururken, herkes pastadan bir dilim isterken 'Arda Turan' olmak zor zanaat. Şimdi herkes isyan edecek, "Böyle kaptan olur mu?" diyecek. Ben, Arda'nın kaptanlığını da okulda yaramaz ama zeki çocukları yola getirmek için sınıf başkanı yapmalarına benzetiyorum. İnşallah işe yarar. İnşallah çevresinde ondan nemalanmanın dışında gerçekten ona iyiliği için yön verebilecek insanlar vardır. İnşallah...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN