AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Yazıyo yazıyo bugün size Nastassia Kinski yazıyo

Bugün köşemi ben değil çok özel bir kadın yazacak. O dünyanın en güzel, en yetenekli oyuncularından biri. O Nastassia Kinski. Kısa bir seyahat için geldi İstanbul'a. Ben de kendisini ALEM dergisinin pazartesi gecesi Joke Perestroyka'da verdiği muhteşem partide yakaladım. Herkes etrafındaydı... O, yüzünde gülümsemesi eksik olmadan, müthiş enerjisiyle herkesi etkisi altına almıştı. Fırsat bu fırsat, yanına gittim. O kadar sıcakkanlı ki, hemen öptü yanaklarımdan. Gazeteci-yazar olduğumu öğrenince, "Ben de gazetede yazı yazmayı çok isterdim" dedi. Dedim, misafirperverlikte sınır tanımayız biz, bir gün köşem sizin, istediğinizi yazabilirsiniz. Teklifime çok sevindi. Aslında ben unutur, yazmaz zannetmiştim. Öyle olmadı! Ertesi gün arayıp yanına çağırdı. "Gel" dedi, "Yazdım ama sana yazımı elden vereceğim." Koştum, yanına gittim. Aşağıda okuyacağınız yazıyı, el yazısıyla kağıtlara yazıp hazırlamıştı. İşte Nastassia'nın İstanbul'u... Buyursunlar efendim. O güzel kadına çok teşekkür ederim.

KAİNAT KADAR BÜYÜK
"İşte yine o muhteşem manzara karşımda... Boğaziçi Köprüsü'ne bakıyorum... Asya ve Avrupa birbirine öyle yakın ki... Olağanüstü bir deneyim yaşıyorum... Bir yetişkin olarak Türkiye'ye ilk gelişim. Aslında -sanırım yedi yaşındaydım- bir çocukken İstanbul'a gelmiştim. Ve o yaştaki bir çocuğun hayatında olabilecek en müthiş, en unutulmaz deneyimdi benim için. İnsanlar, sesler, camilerden gelen ezan sesleri... İstanbul kainat kadar büyüktü... Eşsizdi...

***

Bu defa güzeller güzeli gazeteci- yazar Ayşe Özyılmazel ile tanıştık. Ve o bana köşesinde İstanbul ve Türkiye ile ilgili düşüncelerimi Türk halkıyla paylaşma fırsatını verdi. Bu ülkeyi öyle çok seviyorum ki acaba anlatmaya kelimeler yetecek mi?

***

Dedim ya bu şehirle tanıştığımda sadece yedi yaşındaydım ve İstanbul'u hiç ama hiç unutamadım. Kadınlarını, erkeklerini, güzel genç kızlarını, çocuklarını... İstanbul o kadar etkileyici ve güzel ki... Bir ömür geçmiş üstünden, gelememişim. Ama şimdi buradayım, mutluyum.

***

Sokakta dolaşırken genç kızlar dikkatimi çekiyor. Onlar her yerdeler. Dünyanın birçok şehrinde rastlayabileceğiniz türden kızlar da var geleneksel Türk kızları da. Başörtülü Türk kadınları ve dünya modasını takip eden genç kızlar. Bu nasıl muhteşem bir karışım! Gözlerime inanamıyorum. Dünyanın bütün renkleri İstanbul'da toplanmış... Hoşuma gidiyor.

***

Dikkatimi çekiyor... İnsanların buradaki sevinçleri, mutlulukları ve problemleri dünyadaki birçok yerden farksız. İstanbul bir dünya şehri. Sevgi ve barış herkesin içinde, herkesin gözünde, gittiğim her yerde karşıma çıkıyor.

***

BURADA İMKANSIZ YOK!
Ezan sesleri, yemekler, meyveler, Asya ve Avrupa'nın ahenkle kucaklaşması ve eşsiz Boğaz beni büyülüyor. Gece Boğaziçi Köprüsü'ne karşı oturmuşuz... Köprünün mavi ışıkları çok romantik. Evet! İnsanları da İstanbul gibi... Sonra Akaretler'deki Joke Perestroyka'ya gidiyoruz. Arkamızdan bir çok insan gelmeye başlıyor mekana. Burası büyülü bir yer. Hayran oluyorum. Sıradışı bir dekorasyonu ve harika yemekleri var.

***

Ertesi gün Kapalıçarşı'ya, Mısır Çarşısı'na ve Sultanahmet'e gidiyoruz. Türk insanının samimiyeti, ışıl ışıl gözleri ve kocaman yüreği unutulmaz anılar bırakıyor bizde.

***

Evet! Ben şimdi buradan giderken biliyorum ki İstanbul'u unutmayacağım. Onunla bir kez tanıştınız mı, unutmanız imkansız! Türkiye'nin her köşesini görmek istiyorum. Çünkü biliyorum ki burada 'imkansız' yok! Sevgi her yerde! Sevgi herkesin gözünde! Biliyorum ki; camileri, sinagogları ve kiliseleriyle İstanbul her ne olursa olsun, her neye inanırsa inansın, her kim olursa olsun, bütün insanların sevgi ve kardeşlikle birarada yaşayabileceğinin en büyük kanıtıdır bizlere...
Nastassia Kinski- İstanbul

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN