AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Leylaaa! Uyusam dizlerinde dalsam rüyalara...

İki gündür Bodrum'da dört dönüyorum sayın seyirciler. "Baba Leyla'yı getir de, getir!" Aile yemeği yiyoruz, Leyloş yok! Neden? E daha küçücük, dokuz aylık. Hap kadar bir şey o! Uyuyor... Ama ben ona, "Hadi çabuk büyü de gezelim" demiştim, o da parmağımı sıkmış, onaylamıştı... Dün sabahın köründe tacizlere başladım. "Babaaaa, topla getir Leyla'yı yoksa bak aniden evlenirim görürsün!" Babam: "Tamam kızım getireceğim, bi sabır..."

BAM-GÜM NEDİR?
İki saat sonra geldiler yanıma. Bizim peder, kardeşim Leyloş ve annesi İdil. Gerçekten aklımı kaçıracağım. İnegöl köftesi gibi ayakları, yeşile çalan gözleri, ısırmalık yanakları var ve aynı Neynep'in küçüklüğü. Bu kadar benzemek olamaz. Çığlığı basıyorum: "Ablacııımmm!" Hemen oyuncaklı bez mayosunu giydiriyoruz. Aman! Unutmayalım, yanaklarına korumalı krem sürüyoruz. Doğru denize! Cuup! Babam ben ve Leyla, Bodrum'un mavi sularındayız. Leyla kucağımda tepiniyor. İnanmazsınız, o tam bir denizkızı. Su gördü mü, kendinden geçiyor. Hayırlara vesile olsun inşallah, bizim peder görmeyeli yeni hareketler geliştirmiş... "Hadi Leyla ce-eee!" diyor. O ne? Babam suya dalıyor kafayı çıkarıyor: "Ce-ee..." Leyla çıldırıyor, hemen bacaklarını çırpıyor. Babam, "Hadi Leyla bamgüm" diyor. Ben şaşkın: "Baba o ne ya? Bunca yıllık kızınım bam-gümü ilk kez duyuyorum. Bence senin bu haline düm tek tek yani!" (Not: bam-güm nedir, hâlâ çözmüş değilim, anlatamayacağım. Deniz kolbastısı gibi tuhaf bir şey...) Leyla yüzüyor, Leyla benimle kumlara yatıyor, Leyla taş topluyor... Leyla'nın burnuna su kaçıyor, yüzü ekşiyor. Leyla göğsüme yatıyor... Leyla'yı yeşil kurbağalı bornozuna sarıyorum, ona elimle muz-incir yediriyorum. Leyla'yla her yanımızı kum yapana kadar oynuyoruz sonra kumları yutup hapşuruyoruz.

YATAĞI ZOR BULDUM...
Leyla'nın yoğurt saati geliyor, onu bacaklarımın arasına oturtup yoğurdunu yediriyorum. Onunla çimde yuvarlanıyorum, golf arabasında mini seyahat ediyorum, onunla konuşuyorum, onu kokluyorum... Ve bakıyorum bütün gün bir çırpıda geçivermiş, şaşırıyorum. Yatağı zor buluyorum! Yordun ablanı ufaklık, ama seni seviyorum. Farkında mısınız bilmem, ama ben bu aralar aileme pek düşüyorum. Sevdiklerime daha yakın durmak istiyorum. Çünkü onlarla yaşadığımı hissediyorum, onlarla anlamlanıyorum, onlar yanımdayken hava başka kokuyor, nefes alışım değişiyor, gözlerim başka gülüyor.

BODRUM'DAN SEVGİLER
Hani demek istemem şu ki; bugün, o gün olsun size. Yani isterseniz... Sevdiğiniz kim varsa, ailenizden, arkadaşlarınızdan fark etmez. Biraz ilgi gösterin, bir telefon açın, bir mesaj çekin. Hatta yarım saat bile olsa vakit ayırın onlara. Üşenmeyin! İşiniz, toplantılarınız daha önemli değil onlardan! İlgilenin onlarla, sevdiğinizi belli edin, dökün içinizdeki pırlantaları. Bakın, kendinizi süper hissedeceksiniz! 'Aferin bana' diyeceksiniz. Gece de deliksiz bir uyku çekeceksiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN