AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Hadi bakalım soralım: Normal nedir?

Hepimiz kendimiz için çok özeliz, çok farklıyız ya... Çevremde en sık duyduğum cümlelerden biri şu oluyor; "Etrafımda bir normal insan yok mu?" Ya da "Kızım sen normal değilsin" ya da No 2: "Ama ben de normal değilim ki!" Tabloya bak; ben normal değilim, arkadaşlarım normal değil, arkadaşlarımın arkadaşları normal değil... Eee? Peki normal ne anasını satayım! 9-6 işe gitmek mi? Üniversiteyi bitirince evlenip çocuk sahibi olmak mı? Misafir yemek takımlarının olması mı? Kurallardan korkmak mı? Aynı insanla bir ömür yaşamak mı? Adetleri bozmamak mı? Gece en geç 12'de uyumak için yatağa koşmak mı? Toplum içinde efendi tablolar çizmeye dikkat etmek mi? Nedir?

OKUDUKTAN SONRA İŞSİZ KALMAK
Tam da bu soruyu sorarken kendime, elimdeki kitap verdi cevabını. Paulo Coelho'nun son kitabı 'Kazanan Yalnızdır'. Kitapta bir kahraman 'normal olmak nedir' listesi yapmış. 46 madde... Şimdi kalkıp 46'sını da buraya sığdıramam, o yüzden yerim yettiğince alıntı yapacağım. Sonra da sizden e-mail bekleyeceğim. Bakalım size göre normal ne? Önce söz Coelho'da: Normal, bize kim olduğumuzu ve ne istediğimizi unutturan her şeydir; böylece üretmek, yeniden üretmek ve para kazanmak için çalışabiliriz. Yıllarca üniversite okuduktan sonra işsiz kalmak. Her gün dokuzdan beşe hiç zevk almadığın bir işte çalışıp, otuz yıl sonra emekli olmak. Gücün paradan, paranın da mutluluktan çok daha önemli olduğuna inanmak. Araba, ev, giysi gibi nesneleri kıyaslamak... Yabancılarla hiç konuşmamak. Komşular hakkında kötü konuşmak. Ana babanın her zaman haklı olduğuna inanmak. Evlenip çocuk yapmak, çocuklarının iyiliğini düşündüğünü söyleyerek aşk bittikten sonra da uzun süre evli kalmak. Farklı olmaya çalışan herkesi eleştirmek. Her sabah, başucundaki çalar saatin isterik sesiyle uyanmak. Basılı olarak görülen her şeye inanmak. Hiçbir yararlı amaç taşımadığı halde, sırf adına 'kravat' dendiği için, boynuna renkli bir bez parçası takmak. Özveri gerektirmemişse hiç kuşkusuz sahip olmaya değmeyeceği için, kolay elde edilen her şeyi küçümsemek. Ne kadar gülünç ve rahatsız olursa olsun moda akımlarını takip etmek. Tüm ünlü insanların birikmiş tonlarca parası olduğuna inanmak. Dış güzelliğe çok fazla zaman ve para ayırmak ve iç güzelliği pek umursamamak. Toplu taşıtlarda yolculuk ederken, yanlış anlaşılır kaygısıyla asla kimsenin gözünün içine bakmamak. Acıkmasan da günde üç öğün yemek yemek.

DENEMEDEN "DENEDİM" DEMEK
Trafik sıkıştığında küfretmek. Çocuğunun yanlış yaptığı her şeyin tümüyle arkadaşlarından kaynaklandığını düşünmek. Sana toplumda düzgün bir konum sunan ilk kişiyle evlenmek. Aşk bekleyebilir. Gerçekte hiç denemediğin halde hep "Denedim" demek. Depresyonu her gün aşırı dozda televizyon izleyerek bastırmak. Elde etmiş olduğun her şeyi sağlama alabileceğini sanmak. Kadınların futboldan hoşlanmadığını, erkeklerin de ev dekorasyonu ve yemek pişirmeye ilgi duymadığını varsaymak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN