AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Bir kıskançlık hikayesi

Hikaye tamamen gerçektir, benim şu salak başımdan geçmiştir. Ben de kıskançlık kurbanı olmuştum bir zamanlar... Olay; "Aşkım seni çok seviyorum, yanımda olmanı istiyorum" kıvamında romantik sözcüklerle başlayıp, kolumu kaptırdığımda "Babanla görüşemezsin" e kadar gitmişti. Hani kadın kısmında şöyle bir şapşallık vardır; ne kadar kıskanılıyorsak, o kadar çok sevildiğimizi zannederiz ya... Ne saçma... 1, 2, 3, 5 derken insanın sinirleri öyle bir bozulmaya başlıyor ki...

AYŞE HEP EVDE KAL!
Kıskanç erkeğe ne kadar alan verilirse o kadar at koşturuyor çünkü... Mesela şu anlattığım adam, bir gün elinde Q klavye, yüzünde gülümsemeyle çıkagelmişti. "Bu ne?" diye sordum, cevap; "Sen yazılarını evden yazabil diye Q klavye aldım." Alt metin şuydu; Ayşe sen işe de gitme! Hep evde dur! Kavgalar, tartışmalar havada uçuştu tabii. Her gün başka bir kavga. Düşünün ki ablam benimle kalmak istese bile olay çıkıyordu, ablam kendi evinde kalsınmış, o benimle kalacakmış... Bir ton olay ...

DEĞMEZ DEĞMEZ...
Sonra ne oldu? Kıskançlık bünyeye fazla geldi tabii. Ondaki kıskançlık da öfkeye, nefrete dönüştü. O kıskandıkça ben sinir yaptım, ben kıskançlıkları karşısında boyun eğmedikçe o benden intikam almaya çalıştı, aşk maşk kalmadı. Tam filmlik bir hikaye. O yüzden yukarıdaki maddeler bir yana, siz siz olun hayatta sadece kendinizden, kendi inançlarınızdan ve arkadaşlarınızdan vazgeçmeyin. Çünkü değmez değmez zorlamaya, değmez değmez dayanmaya, değmeeezzz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN