AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Ay herkesin doğalı kendine şekerim

Gazetede yazımı yazarken haberi görüp dayanamadım, konuya dokunmadan edemedim. Efendim, Bülent Abi (Cankurt) bombayı patlatmış: WWF, yani Türkçesi Doğal Hayatı Koruma Vakfı, 26 Ekim akşamı Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus'ta Kenan Doğulu'nun verdiği müthiş konserle 40'ıncı yılını kutlamış. Bravo!
Ayrıca gecede 'Post ekoloji akışı' sergisiyle davetlilere doğa ve sanat kavramını yeniden düşünme imkanı sunulmuş. (Gece sonrası yollanan basın bülteninde öyle yazıyordu.)
Ve fakat cemiyet ve iş dünyasından çok sayıda ismin katıldığı geceye bazı davetliler nasıl gitmiş dersiniz? Kürk mantoları ve etolleriyle! (Bunu da bugün Bülent Abi yazıyor.)
Ay çok soğuk canııım! Ne giyselerdi yaneee?
Aldı mı beni bir gülme... Şimdi kimsenin kürkünde falan gözüm yok. Yok da... İnsan en azından 'Acaba ben bu akşam nereye gidiyorum?' diye iki dakika düşünmez mi? 'Doğal hayatı koruyalım, korumasak da destek olalım, destek olmasak da madem gidiyoruz konuya hakim olup sırıtmayalım' demez mi? Şimdi sırtına kürk atıp poz vermenin ne alemi var ey benim biricik edalım, işvelim, sosyetiğim?
'Davet olsun da biz gidelim, bir de Kenan Doğulu varsa tadından yenmez, yeter ki görünelim' hali midir bu?
Konu konuyu tetikledi, aklıma ne geldi... Yıllar yıllar önce, hiçbir daveti sektirmeyen sosyetik kişi Siren Ertan'ın, bir derginin şakadan gönderdiği davetiyeyle, Tanganika Cumhuriyeti'nin Swissotel'deki balosuna koluna eşini takarak maviler içerisinde gidişi tabii... Komedi filmi senaryosunda olsa 'Yoook artık!' der, bu sahneyi çıkarırlardı.
Böyle de bi'şey bu davet sarmalı herhalde. Girdin mi kurtuluşun olmuyor, gittikçe büyüyor da büyüyor, seni içine çekiyor.
Ha konuya dönersek... Doğal Hayatı Koruma Vakfı gecesine kürkle gidenlerin doğal hayatları böyledir belki de.
Onları da korumak lazım tabii.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN