MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Naim’i ölüm döşeğinde hatırladık

Rekoru hâlâ kırılamayan, Guinness Rekorlar Kitabı'na giren ve Time dergisine kapak olan tek Türk sporcu Naim Süleymanoğlu'nu ölümle pençeleşirken mi hatırlayacaktık?
Hastalığının bilinmesini istemeyen Naim, yakınlarına "Kimseye söylemeyin, kimseden benim için bir yardım talep etmeyin, kimseyi aramayın. Zaten yaşımı doldurdum, ölürsem ölürüm" demiş.
Naim böyle dese bile, Türk spor tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı sporcusu kaderiyle baş başa bırakılmayı, unutulmayı hak ediyor muydu? Halteri kaldırmadan önce alnına düşen saçlarını geriye doğru üflediğinde, spiker "Haydi Naim! Evet, 190 kilo! Bu bir dünya rekoru! Bravo Naim!" dediğinde tüm Türkiye sevinçten havalara zıplardı. 80 kuşağı çocukları, Naim'in resimlerini kesip biriktirirdi. Gazetelerde 'Dünyayı kaldıran adam' ve 'Kendi ağırlığının üç katını kaldırabilen ilk halterci' başlıkları atılırdı. O yıllarda dünyada Türk dendi mi akla ilk Naim gelirdi.
Yeni nesil bilmez; Naim Süleymanoğlu, Avustralya'da Bulgar takımının kampından tek başına kaçıp Türk elçiliğinin kapısını çalmıştı. Pasaportta adı Naum Şhalamanov yazdığı için önce içeriye alınmamıştı.
Rahmetli Turgut Özal durumu öğrenince Naim iltica edebildi. Naim, Özal'ın örtülü ödenekten Bulgarlar'a verdiği parayla Türkiye'de spor hayatına devam edebildi. 'Özal para verip Naim'i transfer etti', 'Naim para için Türkiye'ye kaçtı' söylemleri palavraydı.
Naim, bir dünya şampiyonu olarak Bulgaristan'da el üstünde tutulurken, ailesi ve diğer Türk vatandaşları baskı gördüğü için Türkiye'ye kaçtı.
Naim gibi bir yıldız Türkiye'ye kaçınca, dünya Bulgaristan'daki 2 milyon Türk'ün çektiği acıları fark etti.
Halteri bıraktıktan sonra Naim'in şansı pek yaver gitmedi. İş hayatı kötüydü, politikaya atıldı olmadı, kötü alışkanlıklar sağlığını etkiledi ama o hiçbir zaman hiç kimseden yardım istemedi. Bir röportajında dediği gibi mütevazı bir hayatı vardı, kendi yağıyla kavruluyordu.

ONUN GİBİSİ GELMEZ
Ama Naim, medyadan uzak dursa bile onu hatırlamamız lazımdı, ara ara gündemde olmalıydı. Sonuçta kariyeri boyunca üç olimpiyat altın madalyası, yedi dünya şampiyonluğu ve altı Avrupa şampiyonluğu vardı. Tam 46 kez dünya rekoru kırmış bir efsaneden bahsediyoruz.
Naim'in elde ettiği başarıların yanından bile geçemeyen bazı sporcular bugün el üstünde tutuluyorken; Cep Herkülü'nün unutulması, kendisine ilgi ve alaka gösterilmemesi büyük bir vefasızlık örneği. Naim, ABD'ye kaçsaydı, elde ettiği başarıları ve roman gibi geçen hayatı defalarca filmlere konu olurdu.
Naim'in yaşaması için karaciğer nakline ihtiyacı var. Bir kampanya düzenlenmeli, Spor Bakanı acilen harekete geçmeli, Naim'in sağlığına kavuşması için ne gerekiyorsa yapılmalı. Naim gibisi bir daha gelmez!
BİZE ULAŞIN