MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Çöpten biber toplayan tantunici!

İstanbul Kadıköy'de ünlü bir tantunicinin çöpe atılan yiyecekleri toplattığı görüntüler ifşa oldu. Medyaya düşen videoda işletme sahibinin "Müşteri tabağında, eline sürmüyor, ağzıyla ısırmıyor, tabakta kalıyor. Yıkayacağız koyacağız. Niye çöpe atalım?" dediği duyuluyor.
İşletme hakkında inceleme başlatılınca mekanın sahibi suçlamaları reddederek 'iftira' açıklaması yaptı: "Video tamamıyla gerçek dışıdır, iftiradır itibar etmeyin. Personelimizin yaptığı video montajdır."
Bir de pişkin pişkin karalama kampanyası, montaj diyor. Evet, CIA, MOSSAD, Bill Gates, İlluminaticilerin, dış güçlerin işi olabilir bu!
Yahu videoyu çeken zaten işletme sahibi!



Birçok işletmede o biberler kavanozda masada durur. Müşteriye sorarsınız, istemiyorsa tabağa koymazsın!
Beni asıl öfkelendiren patronun çöpten biberleri toplamayan çalışanlara kızıp haftalık izinlerini iptal etmesi. Yani yaptığı rezilliği mantıklı buluyor ve bu özgüvenle diğer şubelere de aynı talimatı veriyor.
Restoran, fast-food sektöründe çalışanlardan da bu tarz olaylar duyuyoruz. Bir de ifşa olmayan rezillikler var!
Dışarıda güvenmediğiniz bir yerde yemeyin! Bilmediğiniz bir yere gidiyorsanız internetteki yorumları okuyun. Ya da en basit testi uygulayın: Sipariş vermeden önce restoranın tuvaletine gidin. Eğer tuvalet hijyenik değilse, muhtemelen mutfak da değildir.

***

YA ÜNİVERSİTE SINAVINDA DENERLERSE?
Sakarya'da ehliyet sınavında üç kişinin maskelerinde gizli kamera, kulaklarında da 'böcek' adı verilen özel dinleme cihazı bulundu.
O kadar organize hazırlanmışlar ki, kopyacıların kulaklarında bulunan 'böcek' hastanede çıkartıldı.
Kopya çekmek için bu kadar uğraşmak yerine çıkmış sorulara bir gün çalışsalar yine geçerlerdi sınavı diyebilirsiniz. Ne yazık ki, günlerce çalışsalar bile basit ehliyet sınavını geçemeyecekler var!



Hollywood filmlerinde rastlayabileceğimiz bu tarz özel kopya düzeneğini, üniversite ve KPSS sınavlarında da kullananlar çıkabilir. Belki de bu düzeneği ilk ehliyet sınavında denediler ve üniversite sınavlarında da kullanacaklardı.
Asıl üniversite sınavında nasıl önlem alınacağını tartışmalıyız. Öğrencilerin tek tek kulağına, maskelerine mi bakılacak?

***

ASGARİ ÜCRET HİLELERİ
Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör'ün 'Patronların biti kanlandı' başlıklı yazısında "İşçiye '4 bin 253 lira 40 kuruşu sana bankadan yatırırım. Ama 750 TL'sini elden geri bana iade edeceksin. Yoksa karışmam, işten çıkarırım" dediklerini öğrenmiştik.
Çalışanın banka kartını alıp, hesabına yatırdığı asgari ücreti kendisi çekip elden eksik veren, asgari ücret artınca çalışma saatlerini artırıp fazla mesai ücretlerini ödemeyen işverenler de varmış.



Bazı marketler ise cirolarına göre dört işçinin çalışacağı yerde üç işçi çalıştırmaya, işçileri deneme süresi dolmak üzereyken işten çıkarmaya başlamışlar. Böylece deneme süresindeki fazla mesaiyi ödemekten kurtuluyorlarmış.
Hükümet, işçi enflasyona karşı ezilmesin diye asgari ücrete rekor zam yaptı ama patronlar akla hayale gelmeyecek kurnazlıklar peşinde!
Elden para isteyen, banka kartını alan, mesaileri ödemeyen işletmeler delil ve şahitlerle tespit edilip Sosyal Güvenlik müdürlüklerine şikayet edilmeli. Bu vatandaşlık görevi olarak görülmeli.
Ayrıca çalışanın hakkını yiyen firmalar ifşa edilmeli ve ağır cezalara çarptırılmalılar!

***

ÖZEL OKULLARIN FİYAT OYUNU
Hükümet, özel okul velilerini rahatlatmak, olası fahiş zamların önüne geçmek için yüzde 36'lık tavan ücreti sınırı getirmişti.
kşam gazetesinden Özgül Öztürk'ün haberine göre; bazı özel okulların, tavan ücreti, yemek ve kitap fiyatlarına yaptıkları ek zamlarla deldikleri ortaya çıktı.



Dışarıdan bin liraya alınabilecek kitapların 5 bin TL'ye, catering şirketlerinden 15 TL'ye aldıkları yemeği ise 45 TL'ye satan özel okullar varmış.
Fahiş fiyatı ödemeyenler okula kaydedilmiyormuş. Eski velilerin de kayıtları yenilenmiyormuş. Bunları yapanlar suç işliyor. Bu okulları mutlaka şikayet edin!
İşçiye verdiği asgari ücretin 750 lirasını elden geri alanla aynı zihniyet bu! Biri işçiyi, diğeri de çocuklarına iyi eğitim aldırmak isteyen velileri sömürüyor. Devlet yasa koyuyor ama o yasayı delecek kurnazlıklar hemen devreye giriyor. Tantunici de çöpe attığı biberleri tekrar müşteriye sunuyor.
Türkiye'de genel anlamda ahlak ve dürüstlük sorunu var! İstediğiniz kadar yasa, yönetmelik çıkarın, fırsatını bulan hemen başkasının hakkını gasp ediyor ya da dolandırıyor! Asıl bu ahlaki çöküntünün önüne geçmeliyiz.

***


7 MİLYON 889 BİN TL'YE SATILAN İÇKİ
Türkiye'de en pahalı viski satış rekoru, İstanbul Havalimanı'nda kırıldı. Japonların ürettiği 55 yıllık bir viski, Çinli bir müşteri tarafından 488 bin Euro fiyatla satın alındı. Müşteri, mağazaya günün kuruyla 7 milyon 889 bin 886 TL ödedi.
Vay vay... Ne zenginler, ne hayatlar var? Bir şişe içkiye bu para verilir mi? Bu parayla kaç kişi doyar? Bunların hepsi o Çinli müşteri için komik sorular.


Zenginlere de para harcatacak böyle anormal fiyatlı ürünler oluyor işte.
O viski yatırım aracı da olabilir, birkaç sene sonra daha yükseğe satabilir. Eğer açıp tek başına içiyorsa da ultra zengindir!
Ne yazık ki, en zengin 2 bin 153 kişinin 4,6 milyar insanın toplamından daha fazla parayı kontrol ettiği, adil olmayan bir dünyada yaşıyoruz.
Bu haber İstanbul Havalimanı'nın aynı zamanda ultra zenginlere hitap eden lüks bir alışveriş yeri olduğunun en net örneği bence.

***


Altyazı
"Günün birinde son yemeğini yiyip, son çiçeğini koklayıp, bir arkadaşına son kez sarılacaksın. Son kez olduğundan haberin olmayacak. O yüzden, sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın. Kalan yıllarının kıymetini bilmelisin, çünkü devamı yok." (After Life)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.