ŞİRİN SEVER

Yazık, topuklu ayakkabı da giyemezsin sen şimdi!

Geçen hafta yine lastik patlattım! Tatilden döndüm, valizleri eve attım, evi toparlayayım derken yine kaydı benim bel! Otomatiğe bağladık artık. Sevgili Elçin Yahşi ve saz arkadaşı Murat Çelikkan zor yetiştirdi doktora. Yok yok, şimdi oturup size 'Kimler kimler arayıp geçmiş olsun dedi biliyor musunuz' diye iki gün üst üste liste yayınlayacak değilim... Popomun üzerine oturmam yasaktı, yazı yazamadım da haber vereyim dedim; belki merak eden falan vardır hani! Böyle hikayelerin en kötü yanı ne biliyor musunuz? Karşınıza geçen herkes uzman kesiliyor, neler yapmanız gerektiğini anlatıyor, yasaklar listesi sıralıyor, 'Aman ameliyat olma' diye sıkı sıkı tembih ediyor. Eyvallah da... Günde on beş kez aynı şeyleri dinlemek artık canımı sıkıyor. Komik şeyler de oluyor haliyle. En çok Elif Dürüst güldürdü beni söyledikleriyle... Telefonda konuşurken başıma geleni öğrendi ve şöyle dedi direkt olarak: "Ah çok kötü ya, topuklu ayakkabı da giyemeyeceksin sen şimdi!" "Nası yani? İlk söyleyeceğin bu mu ya?" dedim gülerek... O da güldü ve şöyle açıkladı: "Böbrek taşı düşürdüğümde doktor 'Mutlaka su içeceksin' dedi ama içmedim. Ama cilt uzmanım 'Yüzünüz kurumuş biraz su içmelisiniz' deyince anında lıkır lıkır içmeye başladım. Ben böyleyim işte..." 'İlahi sen' dedim, ne diyeyim! Kadın her yerde, her an, başına ne gelirse gelsin kadın işte; ne güzel! Allah'tan şu anda düşündüğüm en son şey topuklu ayakkabılarım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN