ŞİRİN SEVER

Sosyetenin 'akıllara zarar' plaj partisi böyle olur işte!

Cumartesi günü Bodrum Kuum'da serilmiş yatıyoruz güzel güzel... Partilemeye meraklı arkadaşımız, biri çubukla dürtmüş gibi kalktı, dikildi saat beş gibi: "Hadi Maça Kızı'nda happy hour'a!" "Sen genç insansın, tutmayalım; ikoncanlar bozar bizi" dediysek de dinletemedik. Bir anda Maça Kızı'na giden botta buldum kendimi. İki dakika sonra da, Bodrum'un en ünlü mekanında, en ünlü plaj partisinde, sosyetenin doluştuğu barın kenarındaydım. Burada olmak bazıları için neden bu kadar önemli, nesi keyifli, onu çözmeye çalıştım sürekli. Şimdi... Çoğunlukla iki nedeni vardır bu partilerin; ya eğlenmek, ya da piyasa yapmak. Amacın birincisiyse, plaj partilerinin babası İbiza işte; oradaki gibi dans edip eğleneceksin. İkinci maddeyse senin orada olma sebebin; öyle kasım kasım kasılmayacak, sosyalleşeceksin biraz. İkisi de yok burada! Bu kadar ruhsuz bir 'eğlence' olabilir mi ya? O halde geriye tek bir neden kalıyor: 'Ben de oradaydım, o kalabalığa aitim' duygusu herhalde. Neyse, onuncu dakikadan itibaren bastılar bana. O dakikadan sonra ne yapacaksın? Gözlem tabii! Elimde içkim; gelen gidene, giyilene, yenilene, içilene baktım durdum. E n'apiyim panayır yeri gibi. Alın size, benden dev hizmet! İkoncan olmak, ikoncanların ortamında bulunmak için yapmanız gerekenler bu köşede...

Bir kere beyaz teninizle sakın ha sakın böyle ortamlara girmeyin; küçük düşersiniz evlerden ırak. Çikolata kıvamı renk şart. Solaryuma mı girersiniz ne yaparsanız yapın artık, benden uyarması.

Bikininiz sıradan bile olsa, üzerine giydikleriniz allı pullu, taşlı, işlemeli olmalı en azından. Ben gece kıyafeti kıvamında kaç şort, kaç tunik, kaç kaftan gördüğümü sayamadım bile. Bir abla kombinezon bile giymişti valla!

Parmak arası terlik giyip kendinize güldürmeyeceksiniz herhalde! Ya bileklere ya da diz kapaklarına kadar uzayan gladyatör sandaletlerden giymeniz şart. Ya da topuklu stiletto bi zahmet!

Kafalarda kasket çok demode. Kadınlarda da erkeklerde de mutlaka fötr şapka. Pardon, Havana şapka diyeceksiniz elbette!

Bir kere ne yapın edin, çok fazla bunalmamaya çalışın. Çünkü denize girmek çok out! Kızların saçları ya maşalı ya fönlü. Denize girmemişler bütün gün, o sıcakta; o kadar belli ki.

Ellerde mutlaka ama mutlaka nar kırmızısı oje olmalı. E, bilmiyorsanız kuaförünüze danışın siz de canım!

Üşenmeyin yanınızda mutlaka gece takılacak uygunlukta küpeler taşıyın; parti başladığı an takarsınız. Ben bu kadar parlak ve büyüklerini gece davetlerinde bile görmedim.

Ortamdaki kadınların yarısında göz makyajı full. Dudaklarda da pembe parlatıcılar... Dedim ben size, denize girmek çok saçma diye.

Söylememe gerek var mı, güneş gözlükleriniz çanak anten kıvamı, kocaman olmalı ille.

Erkekler polo yakalı tişört giyecek, yakaları da mutlaka kaldırıcaklar. Ayaklarda ise loafer tipli, süet pabuçlar olacak...

Herkes deli gibi mojito içiyorsa siz de buna uyacaksanız elbette.

DJ eğlendirmek, dans ettirmek için değil, kendini tatmin etmek için orada belli ki. Dolayısıyla siz de onu germeyecek, asla dans etmeyeceksiniz, tamam mı? Elinizde içkiniz, dünyanın en cool insanıymışsınız gibi etrafa, hatta mümkünse uzaklara bakacaksınız sadece. Evet tabii ki o gürültüde!

Parfüm kokusu yeterince yoğun olsa da çekinmeyin lütfen; parfümsüz çıkmayın bi zahmet.

Kapanışı tekilayla yapın; racona uyun lütfen.

Merdivenden çıkıp gitmek out, bir bot sizi alsın elbette.

Aa unutmayın; akşam da Ship A hoy'da buluşun herkesle...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN