ŞİRİN SEVER

"22 yıldır tanıdığım eşime hâlâ ilk günkü gibi aşığım..."

Bir süre önce 'evlilik ve cinsellik' konusunda Doç. Dr. Cem İncesu ile konuşmuştuk pazar röportajı için, okuyanlar biliyordur. "Evlilikte iyi seksin ömrü en fazla üçbeş yıldır" iddiasında bulunan doktorun bu sözlerini okuyan herkes 'kendinden bir şeyler buldu' herhalde ki, resmen mail yağmuruna tutuldum... Bu duruma o kadar şaşırdım ki 'Allah'ım galiba insanların tek gündemi, tek ilgilendikleri mevzu bu olmuş artık' diye düşündüm. İşte o okur görüşlerinden biri, günlerdir mailbox'ımda duruyordu, özene bezene saklıyordum... Arada kaynamasın, geniş zamanda, yavaş yavaş, sindire sindire okunsun ve üzerinde bol bol düşünülsün istedim... Duyarlı ve anlayışlı bir erkeğin neleri halledebildiğini, neleri yoluna koyabildiğini, genellemeleri nasıl değiştirebildiğini görün istedim. Böyle erkekler de var yani... Bir anlamda, umudunu kimse kaybetmesin demek istedim. Okuyun lütfen...

***

"Şirin Hanım, merhabalar... Eskişehir'den yazıyorum... Geçen pazar günü 'Erkekler çocuk doğuran kadını seksi bulmaz- Evlilikte iyi seksin ömrü üç-beş yıldır' başlıklarına sahip röportajınızı okudum. 43 yaşında, 17 yıllık evli ve iki çocuk sahibi bir eş ve baba olarak, doktor beyin Türkiye'de evli çiftlerin cinselliğe bakışıyla ilgili genel tespitlerinin dışında kaldığımızı hissettim ve açıkçası keyiflendim de :) Büyük oğlum 14 yaşında ve benim, eşimi evlilik süresi boyunca -hamilelik dönemi de dahil- seksi bulmadığım hiçbir dönem olmadı. Tam 22 yıldır tanıdığım eşime hala ilk günkü gibi aşığım, cinsel hayatımızın kalitesi ve alınan hazlar ise 17 yıl önceki kalitenin çok daha üzerinde... Tabii ki de karşılıklı... Ve ben eşime her fırsatta ve her ortamda aşkımı, sevgimi anlatmak için bahaneler buluyorum. Düşününce; evlilikte cinselliğin genel anlamda 2-3 yılda bitmesi ve sonrasında eşlerin bunu zorunlu görev gibi algılamalarında biz erkeklerin büyük bir payı olduğunu düşünüyorum. Kadınlarımız, eşlerimiz, işyeri, ev işleri ve çocuk bakımı arasında bunalıp ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar... Kocaların kesinlikle evde eşlerine yardımcı olmaları, onun ötesinde de eşlerini bir sevgili gibi görüp her fırsatta kur yapmaları işin püf noktası diye düşünüyorum. Evlilikte cinselliği ayıp, günah olmaktan çıkarıp yaşanması gereken özel anlara dönüştürmek de yine erkeklerin elinde. İlk adımı biz atmalıyız. Yani cinselliği konuşmaya erkek başlamalı, karısının cinsel yaşamla ilgili korku ve endişelerinde yardımcı olmalı bana göre... Bizim evliliğimizde de her evlilikteki gibi kavgalar hiç eksik olmaz ama ikimiz de konu cinselliğe geldiğinde her şeyi unutur, o anların mutluluğunu yaşarız. Ve bizde o özel anlarda cinsellikle ilgili her şeyi konuşmak serbesttir; korkmadan, çekinmeden, utanmadan... Zaten iki taraf da ne istediğini birbirlerine anlattığında, açık sözlü olduklarında ortada problem kalmaz. Doktor Bey, 'Evlilikte cinselliği 15-20 yıl sürdürebilen çiftler, mutlu ve şanslı çiftlerdir' deyince; o çiftlerden biri olarak düşüncelerimi paylaşmak istedim. Ama bu şans değil bence... Uzun yıllar süren kaliteli bir cinsel yaşam için eşlerin, özellikle de erkeklerin çaba göstermeleri, emek vermeleri, aşkı ve sevgiyi her fırsatta eşlerine anlatmaları gerekiyor kesinlikle. Sonrası tenlerin uyuşmasına bağlı... Buna kaymaklı ekmek kadayıfı da diyebiliriz. Röportajınız için teşekkür ediyorum size." Murat E. Ben bundan sonrasına herhangi bir yorum eklemiyorum, anlayan anladı zaten... Örnek almak isteyen de alır herhalde!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN