ŞİRİN SEVER

İnsan boşu boşuna delirmiyor demek ki...

Çağan Irmak'ın kendini yüzde yüz ispatlamış bir yönetmen olduğunu nereden anlıyoruz? Filmlerinin büyük merakla beklenmesinden, 'nasıl bir şey çıkacak' diyerek salona girilmesinden sanırım... Son filmi 'Karanlıktakiler'in Kanyon'daki özel gösterimine biraz da bu yüzden gittim; havayı koklamak, yorumları dinlemek, 'millet ne diyor' öğrenmek için. Film başlamadan önce herkes, ki buna ben de dahilim, birbirine 'meraktan kudurduğunu' fısıldıyor. Hayal kırıklığına uğramak istemiyor nedense, güvendiği dağlara kar yağmasın beklentisinde. O kadar da kanıksamışız adamı! Film bittiğinde ise salondan çıkan çok kişiden aynı lafı duyuyorum: "Bence Çağan'ın en iyi filmi bu!" En iyi filmi mi bilemem, zira 'Babam ve Oğlum'a haksızlık etmem istemem ancak sıkı, hem de çok sıkı bir filme imza atmış yine Çağan, bunu kesin söyleyebilirim. Özellikle oyuncu seçimi ve yönetimi; muazzam. 'Bu kadar mı nokta atışı yapılır kardeşim!' dememek mümkün değil. Bir anne ile oğlunun acayip, hastalıklı, sıkan, geren, içinizi şişiren ama merakla izlenen hikayesinin gelip dayandığı noktaya bakarken... Çatlak/sıyırmış anneye içten içten kızarken, oğlunun hayatını kararttığı için ona nefret duyarken... Bir anda 'dan' diye kalıyorsunuz. 'Vay be' diyorsunuz; kimse boşuna delirmiyor demek ki! Şimdi şuracıkta size finali anlatıp, bütün sürprizi bozacak değilim; bi zahmet izleyin. Zaten Çağan Irmak filmlerinin geleneğidir; herkes birbirine tavsiye ede ede, bir bakarsınız film patlama yapmış. Yine öyle olacağına kuşku yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN