ŞİRİN SEVER

Mardin'in otelleri, 'abbara'ları ve belediyenin kadrolu eşekleri

Hafta sonunu Mardin'de geçirip, Mardin'le ilgili yazınca herkes "Nasıldı, güzel mi, gidelim mi?" diye sorup durdu. Herkese tavsiye ettim, aynı şeyi söyledim; güzel ötesiydi, etkileyiciydi, farklıydı ve çok şey birikti. O yüzden Mardin'i anlatmaya devam...
12 bin yıllık tarihe sahip Mardin, dünyanın sayılı SİT alanlarından biri... Başını çevirdiğin her yerde kilise, medrese, bilmem kaç bin yıllık tarihi bina görüyorsun. Dağ eteğine kurulu şehrin görüntüsü, uzaktan muazzam! Hele gece, ışıklar içinde başka bir şeye dönüşüyor. O yüzden 'gece gerdanlık gündüz seyranlık' deniyor Mardin için.
Evlerin çoğu Midyat'ın sarı taşlarından yapılı, dolayısıyla sarı bir şehir burası. Ama yıllar içinde yurdum insanı, o tarihi evlerin, o binlerce yıllık desenlere sahip duvarların arasına öyle berbat, öyle sıradan, öyle betonarme evler kondurmuş ki bütün ahengi, dokuyu bozmuş. Allah'tan TOKİ ve Valilik restorasyon çalışmaları için kolları sıvamış. Beton binalar yıkılacak, Midyat taşından, orijinaline benzer evler yapılacakmış. Bakalım kaç yıl sürecek bu işler?
Dünyanın kaç şehrinde sokakta yürürken bir oturma odasının altından geçebilirsiniz? Mardin'in en önemli özelliği işte bu; bazen bir evin odasının altından geçen 'abbara' denilen tüneller ve daracık sokaklar. Bu sokaklar o kadar dar ki, araç geçmesi imkansız. Buradaki çöp toplama, taşıma ve ulaşım işlerini belediyenin kadrolu eşekleri yapıyor. Şaka değil; tam 28 kadrolu eşeği var belediyenin!
Ama insanlar duyarsız, umursamaz, nasıl bir yerde yaşadığının farkında bile değil sanırım. Sokaklar pislik içinde, ortalık çöp ve hayvan pisliğiyle dolu, sinek kaynıyor. Ama garip olan ne? Hiiiç yadırgamıyorsun bunları; öyle otantik, öyle doğal geliyor ki her şey. Yine de söylemek şart; bu tarihi kente böyle pislik yakışmıyor sayın belediye!
Restore edip, inanılmaz şık oteller, restoranlar açanlar da var bu tarihi binalarda. Çoğu, uçsuz bucaksız Mezopotamya Ovası manzaralı. Bunlardan biri, geleneksel Mardin yemekleri yapan Cerciş Konağı. Erdoba Oteli ise, üç ayrı konağından birinde VIP hizmeti veriyor. 350 Euroluk odada jakuziye girip, yere kadar inen camdan, Mezopotamya'yı izliyorsun, 'vay be' diyorsun.
Mardin'in tam da merkezinde; iki katlı, koruma altındaki tarihi yapı ise Sabancılar tarafından kent müzesine dönüştürülmüş. 'Sakıp Sabancı Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi'nden oluşan mekanda, Mardin'le ilgili pek çok bilgi, fotoğraf ve tarihi eser sergileniyor. Yeni açılan bu müze, 1 Aralık tarihine kadar ücretsiz; maksat ayaklar alışsın...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN