ŞİRİN SEVER

twitter'da bile Ezel patlaması var!

Dünakşam manzara aynen şu: Ezel dizisi başlamış, benim gibi bir grup fanatiği ekranın karşısına geçmiş belli ki... Bir taraftan diziyi izlerken bir taraftan da acayip bir 'duygu seli' içerisinde yorum yapmaktayız twitter'da. Öyle böyle değil ama... Her 'olay' sahnenin ardından yorumlar, geyikler, bir ton laf havada uçuşuyor. Annesi Ezel'e itinayla sitemlerini iletip, "Ben seni sevmedim Ömer gelsin" diye okkalı bir hayat dersi veriyor misal... Twittciler anında başlıyor: 'Of of of, Eyşan değil ama annesi bitirdi Ezel'i...' Bahar Ezel'e "Seni kanserli ciğerlerimle seviyorum" diyor, geyikler aynı anda başlıyor... Bu arada izlemeyenler 'noluyo ya' diye soru yağdırıp duruyor... Hadiii bi taraftan onlara cevap gelsin. Ezel 'net'i kilitledi anlayacağınız. Bir an 'napıyorum ya ben' diye durdum, twitt girmekten fanatiği olduğum diziyi izleyememişim ki! Her şey bir yana, yılın en iddialı dizisi şu anda Ezel. Üzerine tanımam! İlk başladığı günden beri izliyorum, yazmaya bir türlü fırsat bulamadım. (Hoş ben bir sürü şeyi yazmaya fırsat bulamıyorum!) Oyuncu seçimleri, müzikleri, kurgusu, hiçbir detayın atlanmaması, daha bir sürü şıklığın yanında o özel çalışılmış diyaloglar... Hatırlayınız; 'Herkes öldürür sevdiğini' sözleriyle başlayan şiiri... "Kulak verin sözlerime iyice, herkes öldürebilir sevdiğini kimi bir bakışıyla yapar bunu, kimi dalkavukça sözlerle, korkaklar öpücük ile öldürür, yürekliler kılıç darbeleriyle! kimi gençken öldürür sevdiğini kimileri yaşlı iken öldürür; şehvetli ellerle öldürür kimi kimi altından ellerle öldürür; merhametli kişi bıçak kullanır çünkü bıçakla ölen çabuk soğur..." Konuşmayan kalmamıştı bu Oscar Wilde şiirini, ekranda yayınlandığı günlerde. Öyle bir duruma geldi ki artık, Ezel'in 'Ramiz Dayı'sı (Tuncel Kurtiz) o tok sesiyle Kurtlar Vadisi dizisinin replikleriyle bile yarışmaya başladı. Yarışmak ne demek... Vadi'nin repliklerinin pabucu dama atıldı çoktan! Halihazırda internette sayfalar açılıyor, karşılaştırmalar yapılıyor, her bir cümle dillere pelesenk oluyor artık. Dün de Ramiz Dayı'nın sadakat üzerine yaptığı yorum twittcilerin eline düştü: "Sadakat ya birine doğru koşmaktır... ya birinden kaçmaktır Sadakat erdem değildir aslında... sevgiden kör olmaktır Hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır..." Demek ki nedir? Bir şeye emek verdin mi işin rengi değişiyor, hak ettiği değeri buluyor mutlaka. Ay Yapım'a ve Ezel'in senaristlerine gönülden tebrikler, çıtayı bu kadar yükselttikleri için.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN