Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SAİT GÜRSOY

Güney Kore ve biz

Son yıllarda en az Finlandiya kadar başarılı bir eğitim sistemi daha gündemde. O da Güney Kore. PISA 2018'de 9'uncu sırada. Güney Kore'nin başarıdan başarıya koşan eğitim sistemi çok disiplinli ve katı. Sosyoekonomik basamakları tırmanarak iyi ve güvenli bir iş bulmanın tek yolu, sınavlarda başarılı olmak. Bu konuyu ekibiyle birlikte yerinde inceleyen değerli dostum, Uğur Okulları Genel Müdürü Nevzat Kulaberoğlu ile konuştuk. İyi bir liseye ve iyi bir üniversiteye girmeye basamak olması, uygulanma şekli ve hazırlanma süreçleri açısından bizim aşina olduğumuz YKS, LGS, sınavlara benzer. Ancak geniş kapsamlı bilgiye üst düzey hâkimiyet gerektiriyor. Bu sınavlara hazırlanmak son derece yorucu ve yıpratıcı. Eğitim sistemi 6+3+3+4 yıllık eğitim şeklinde düzenlenmiş. Okul öncesi eğitim ve lise zorunlu değil. Okula başlama yaşı 7. İlköğretim herkese ücretsiz. Okulda makyaj, küpe, uzun saç yasak. Okulda ve sınıflarda teknoloji var ama bizdeki kadar amaç değil. Her şey teknolojiye göre düzenlenmiyor. Yardımcı araç olarak kullanılıyor. Katı ve zorlu eğitim sistemi Güney Kore halkı tarafından benimsenmiş, başarılı sonuçlar veriyor. Uluslararası karşılaştırmalı başarı testlerinde en üst sıralarda.

Öğretmenin statüsü yüksek
Güney Kore, eğitim sisteminde önemli bir reform yaparak öğretmenlik mesleğinin toplumsal statüsünü yükseltmiş ve öğretmene yatırım yaparak başarılı olmuş. Öğretmen meslekten men edilecek bir suç işlemediği sürece 63 yaşına kadar çalışabiliyor. Toplumda üst düzey saygı görmesi ve yüksek bir statüye sahip olmasından dolayı gençler tarafından çok tercih ediliyor. Mesleki kıdeme göre değişmekle beraber 5 bin dolara kadar da maaş alıyorlar. Güney Kore eğitim sisteminde olağanüstü rekabet başarıyı getiriyor. Öğrenciler ya bizdeki gibi yılda bir kez ve ulusal merkezi olarak düzenlenen giriş sınavları ile veya mülakatla üniversitelere giriyorlar. En yüksek puanı alanlar Kore'nin en prestijli birkaç üniversitesine girebiliyorlar, ama sadece yüzde 2'si bu okullara girebiliyor. Dolayısıyla liseden mezun olmadan önceki iki yılı tamamen sınava hazırlanmakla geçiriyorlar. Okul günü sonunda öğrenciler okuldan çıkıyorlar, hagwon adı verilen özel kurslara devam ediyor. Üniversite giriş sınavlarına hazırlık maddi olarak da çok külfet getiriyor velilere. Aylık kazançlarının üçte ikisini buna harcıyorlar. Maddi gücü yetersiz olan aileler çocuklarını kurslara gönderemeyip sınavlara yeteri kadar hazırlayamadıkları için adaletsizlik olduğu düşünülmüş. Bu nedenle ülkemizde Bahçeşehir Üniversitesi'nde uygulanan ApplyBAU sistemine benzeyen portfolyo ve mülakata dayalı sistemle de üniversitelere girebiliyorlar. Üniversiteler de bu konuda özgür; bazı öğrencileri merkezi sınavla bazılarını mülakatla alabiliyor. Son 10 yılda üniversitelere girişin yüzde 75'inin mülakatla olmuş. Şimdi bu oranın da fazla olduğu tartışılmaya başlanmış ve sınavla yerleşmenin artırılması isteniyor. Güney Kore eğitim sistemi ile benzerlikler çok. Ama çıktılar bakımından, aradaki farklar hayli düşündürücü.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA