HASAN CELAL GÜZEL

Van'a hizmet yarışı

Siz, İstanbul'u babasının çiftliği gibi yöneten, ne yazık ki ANAP'lı görünen Belediye Başkanı Dalan'ın 'mavi gözleri' safsatasına bakmayınız. Dalan, Haliç kenarındaki bazı tesislerin taşınması dışında Haliç'in kirliliğini düzeltemedi. 'Haliç Çevre Koruma Projesi'ni, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başlattı.
Islah çalışmaları başlatıldığında, Haliç'te suyun derinliği 50 santime kadar düşmüştü. Kirlilik yüzünden sandallar suda ilerleyemiyordu.
Evvelâ, Haliç kıyısındaki sanayi tesisleri tamamen kaldırıldı. Haliç'in her iki yakasına atıksu toplama kolektör ve tünelleri yapıldı.
Haliç dibinden, koku yapan 5 milyon metreküp çamur çıkarıldı. Çamurun depolandığı 180 dönümlük alanda Disneyland benzeri bir tema park kuruluyor.
Bu arada, çamura batmış 'Feshane' restore edilerek eğlence ve sanat faaliyetleri merkezi hâline getirildi. Bir zamanlar İstanbul'un mezbahası olan berbat yer bugün 'Haliç Kongre Merkezi' olarak uluslararası hizmet veriyor.
Bugüne kadar restore edilen, 'Bahariye Mevlevihanesi'nden haberdar mıydınız?.. Tarihî 'Rami Kışlası'nın da restorasyonu tamamlanıyor. Başbakan Erdoğan pazar günü, dünyanın en ilgi çekici projelerinden birisini hizmete açtı.
Bununla, Belediye Başkanlığı zamanında başlattığı Haliç Koruma Projesi'nin 'İstanbul Boğazı'ndan Haliç'e su verme merhalesi tamamlandı.
Düşünebiliyor musunuz?.. Taa SarıyerÇayırbaşı'ndan alınacak Boğaz'ın temiz deniz suyu 21 metre derinlikten, 2.2 metre çapındaki 5 km.lik tünelle Ayazağa'ya taşınıyor; orada kurulan terfi sistemiyle Kâğıthane deresine aktarılarak Haliç'e ulaşması sağlanıyor. Bu sistemle her gün Haliç'e 260 bin metreküp su taşınıyor. Haliç Koruma Projesi'nin toplam maliyeti 750 milyon doları buluyor. Başbakan Erdoğan, haklı bir gururla artık Haliç'te 48 çeşit balık var ve kısa zamanda bu sayı daha artacak diyor.
Ayrıca Erdoğan, ünlü Da Vinci'nin Haliç Köprüsü Projesi'ni de gerçekleştireceği ve trafiği rahatlatmak için Kasımpaşa'ya iki tünel yapılacağı müjdesini veriyor. Haliç'e verilen cansuyu ile Haliç yeniden 'Altın Boynuz' hâline gelecek. 'Sâdâbâd', Lâle Devri'ndeki ihtişamına kavuşacak.
Şair Nedim'i işitir gibi oluyoruz:
'işte üç çifte kayık emrimize âmâde
Gidelim serv-i revanım yürü Sâdâbâda.'
Geçen yıl 23 Ekim günü Van ve Erciş'te 7.2 büyüklüğündeki büyük deprem felâketi Türk Milleti'ni mateme boğdu. Türkü ile Kürdü ile o tertemiz, fakir, masum Van ve Erciş halkı, bu felâkette çok sayıda ölü ve yaralının acısıyla kıvrandı. Ayrıca, Van, Erciş ve civarındaki köylerde neredeyse yapıların tamamına yakın kısmı yıkıldı ve kullanılamaz hâle geldi. Van depreminde, devlet ve millet olarak Vanlıların yardımına koştuk. Çok kısa sürede 77 bin çadır, 28 bin soba, 336 bin battaniye, 310 prefabrik ev ve 30 bin konteynır ev dağıtıldı. 11 seyyar hastane ve 37 seyyar mutfak kuruldu. Vanlıların imdadına, 5267 arama kurtarma personeli, 2376 sağlık personeli, 732 iş makinesi ve 18'i hava ambulansı olmak üzere 201 ambulansla koşuldu.
Sabah Gazetesi'nin verilerine göre; Van'a 10 ayda 3.5 milyar (3.5 katrilyon), lira aktı. Ek harcamalarla bu, 5.5 milyar liraya ulaşacak. Depremin ardından Van'a giden yardımların cesameti, devletin bölgeye verdiği önemi ve Türk insanının büyüklüğünü gösteriyor. Bu konuda terör örgütünün alçakça saldırıları ve istismarı netice vermedi.
Başbakan Erdoğan, depremden sonra Van'da, 'Konutları bir yılda yapıp teslim edeceğiz' demişti. Erdoğan, her zaman olduğu gibi sözünü tuttu. Bugün Van'da 12 bin 154 modern konutun anahtarları törenle sahiplerine dağıtılıyor. Kulağımda çok sevdiğim bir Van türküsü, başta Başbakan olmak üzere emeği geçenleri alkışlıyorum.
'Vanlıyam, şanlıyam
Özüm sözüm hep birdir
Men bu yurda bağlıyam.'

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN