HASAN CELAL GÜZEL

Başkanlık sistemine doğru

Büyükşehir Belediyeleri Kanunu, çetin bir maratondan sonra TBMM'den geçti. Bu konudaki görüşlerimi üç yazımda belirttiğim ve tasarıyı eleştirdiğim için bunları artık tekrarlamayacağım. Kanunun hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Kanun konusunda ısrarlı olan Başbakan Erdoğan'ın, üniter devletten federatif bir sisteme geçme niyetinin olduğu iddialarına da iştirak etmiyorum. Teröre karşı son çeyrek asrın en tesirli mücadelesini veren bir Başbakan'ın, bu nevi bir tâviz vermesi aslâ söz konusu edilemez.
Lâkin, Kanun'un uygulanması sırasında, merkezî devletin temsilinde ve bütünlüğün temininde azamî titizliğin gösterilmesi gerekmektedir.

***

Başbakan Erdoğan ve yardımcısı Bozdağ, son haftada gündemde ön plânda yer alan 'Başkanlık Sistemi'ni yeniden tartışmaya açtılar. Aslında ben 30 senedir, bürokrat, akademisyen, siyaset adamı ve yazar olarak bu tartışmanın içinde bulundum. Ayrıca, Türk devlet sistemini, tarihi ve günümüzdeki durumuyla incelemeye fırsat buldum.
Vardığım netice şudur: Bir devletin siyaset ve idare sistemi elbette önemlidir. Ancak bundan daha önemlisi, devlet ve siyaset adamlarının ehliyet, liyakat ve basiretidir. Benzeri sistemlerden değişik sonuç alınmasının da sebebi budur. Parlamenter Sistemin de Başkanlık Sisteminin de iyi ve kötü uygulamaları vardır.
Ne yazık ki, Türkiye'de parlamenter demokrasi iyi uygulanamamıştır.
Bunda, 1960 sonrası Darbe Dönemi kadar, siyasî ve idarî kadrodaki 'kaht-ı ricâl'in (devlet adamı yokluğu) de rolü büyüktür.
***

Başkanlık sistemini en iyi şekilde uygulayan ABD'nin devlet yapılanmasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun büyük etkisi vardır. ABD'de, Osmanlı'daki gibi 'merkezî idare' ile 'taşra teşkilâtı' arasındaki denge iyi kurulmuştur.
Otoriter monarşi ile başkanlık sistemi karıştırılmamalıdır. Türkiye, bir cumhuriyet ve üniter devlet yapısında iken de başkanlık sistemine geçebilir. Başbakan Erdoğan'ın söylediği gibi, Türkiye'ye mahsus bir başkanlık sistemi oluşturulması ve uygulanması da mümkündür.
Buna göre; başkanlık sisteminin faydaları Türkiye'ye adapte edilirken, mahzurlarını bertaraf etmek mümkündür.
Daha önce de Tam Başkanlık Sistemi'nin fayda ve mahzurlarını ana kalemler itibariyle yazmıştım. Şöyle ki:
Faydaları:
Kararların süratle alınabildiği ve uygulanabildiği 'dinamik' bir sistemdir.
Siyasî istikrarın kesin çözümüdür; uzun süren koalisyonların ülkeye verdiği zararları önler.
'Kuvvetler Ayrılığı' gibi demokrasinin tam olarak tezahür ettiği ilkenin en iyi uygulandığı sistemdir. Yasama, yürütme ve yargı dengesi iyi kurulmuştur.
Yasama gücünün rolünün ve denetiminin artacağı, 'parlamento içi demokrasi'nin işleyebileceği bir sistemdir.
Hizmetlerin mahallinde görülmesi esasına dayanan 'pragmatik/ pratik' bir sistemdir.
Mahzurları:
Sistem, eğer 'federatif bir model' içinde uygulanırsa, Türkiye'nin üniter yapısı ve bütünlüğü tehlikeye girer. Yeni teşkil edilecek 'bölgeler' ya da 'eyâletler', Türkiye'nin güvenliği ve birliği bakımından mahzurludur.
Tek kişinin otoriter egemenliğine yol açabilir.
Türkiye'deki mevcut 'katı bürokrasi' geleneği, seçilmemiş teknik bakanlar çerçevesinde devam ettirilirse, sistem bürokratik bir yapıya bürünebilir.
***

Başkanlık sisteminin doğurabileceği mahzurlar, bir 'Türk Başkanlık Sistemi' ile giderilebilir. Burada, federatif model uygulanmaz; çok iyi bir kontrol ve denge sistemi kurulabilir ve bakanlıkların demokratik işleyişi sağlanabilir.
Gerçek şudur ki, artık büyüyerek bir 'küresel güç' hâline gelen Türkiye, klâsik parlamenter sistemin kalıpları içine sığmamaktadır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN