HASAN CELAL GÜZEL

'Ya, Benî İsrâil!..

Sevgili okuyucular, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) dışında, peygamberlerin çoğunun niçin 'İsrailoğulları'ndan geldiğini hiç düşündünüz mü?.. Kur'ân-ı Kerim baştan sona Yüce Allah'ın (c.c.) 'Ya, Benî İsrâil!..' hitabıyla doludur.
Yahudiler, Filistin'den sürüldükten sonra tam iki bin sene vatansız yaşadı. Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl, Filistin'de yer satın almak için II. Abdülhamid'e teklifte bulundu. Lâkin Abdülhamid Han bu câzip teklifi, 'Milletimin, kanını dökerek kazandığı bu topraklardan bir karış dahi satmam' diyerek reddetti. Ancak, kendisini tahttan indiren İttihatçı erazil, İmparatorluk toprağı olan Filistin'i Siyonistlere satmakta gecikmedi.
Netice olarak, 1948 yılında 'İsrail Devleti' kuruldu. Lakin Siyonist ideolojinin Nil'den Fırat'a kadar uzanan 'arzı mevûd' (vâdedilmiş topraklar) hayali ve Osmanlı'dan sonra bölgenin alt üst olan dengesi, İsrail'i ve işgal ettiği Filistin'i Ortadoğu'nun ve dünyanın çıbanbaşı hâline getirdi.
İsrailoğulları , 1967 yılındaki Arapİsrail savaşı sonunda arz-ı mevûdun batı ucu olan Nil'e ulaşmışlardı. ABD'nin Irak'ı işgali sonucunda da arz-ı mevûdun doğu ucu olan Fırat'a ulaştılar. Bugün Siyonistler, iç içe oldukları ABD'nin ve Kuzey Irak'taki Peşmerge yönetiminin sâyesinde, arz-ı mevud rüyalarını bir bakıma gerçekleştirmiş durumdalar.


***
İslâmiyette'ırkçılık' yasaklanmıştır. Hz. Peygamber'in ifadesiyle 'Arabın Arab olmayana üstünlüğü yoktur." Üstünlük 'takvâ'dadır. Tarihimizde, hiçbir dine ve ırka düşmanlık yoktur. İslâm'ı en iyi anlayan ve uygulayan Türkler, Batı'nın antisemitizmine ve bazı Ortadoğu ülkelerindeki ideolojik Yahudi düşmanlığına hiçbir zaman sahip olmamıştır. Bilakis, tarihî devirlerden beri Yahudiler hep himaye edilmiştir.
Ancak İsrail'in Türkiye'ye karşı takip ettiği politika hep samimiyetsiz ve tezatlarla dolu olmuştur. Son olarak Olmert'in Erdoğan ile görüşmesinden sonra Gazze'de katliama girişmesi bardağı taşıran son damla olmuş ve Başbakan Erdoğan'ın Davos'taki tarihî çıkışı gerçekleşmiştir. Bundan sonra Siyonist saldırganların Marmara gemisindeki katliamları, İsrail ile ilişkilerimizi telafisi kolay olmayacak şekilde bozmuştur. Bu durumda, İsrail Ortadoğu'da tamamen yalnız kalmış olmaktadır.

***
Diğer semavî dinlerden farklı olarak Mûsevîlik ırk-din özelliği taşır; yani ırken Yahudi olmayanın Mûsevî olması, istisnalar haricinde pek mümkün değildir. Siyonist İdeoloji'nin 'emperyalist' ve saldırgan bir özelliği vardır. Ne yazık ki, İsrail Devleti'nin politikası, Siyonist ideoloji tarafından belirlenen yayılmacı 'Terörist Devlet' politikasıdır.
İsrail'in saldırgan, yayılmacı, zulüm ve katliamlarla dolu Siyonist politikasını tasvip etmek mümkün değildir. Koskoca 'süper güç ABD', İsrail'in hamisi sıfatıyla her dönemde bu politikayı desteklemiştir.
İsrail'in Filistin'deki son kanlı katliamı da tamamen önümüzdeki aylarda yapılacak seçim politikasına endekslidir. Hamas'ın roket saldırısı, daha önce de yapıldığı gibi, tümüyle Mossad'ın kurgusundan ibarettir. Ne acıdır ki, ABD ve Avrupa bu oyunu yutmuş (ya da yutmuş görünmüş) ve İsrail'in saldırılarından Filistin'i sorumlu tutabilmiştir.
***
Gelecek için İsrail'in hesabı şudur: 28 Şubat Darbe Dönemi'nin 'Türkiye-İsrail- ABD' sacayağı tekrar kurulsun ve Türkiye, hem İsrail savunma sanayiinin yağlı müşterisi, hem de 'arz-ı mevûd'un hâmisi olarak devam etsin.
Lâkin İsrail, bu defa sert kayaya çarpmıştır. Erdoğan ve ekibi bu zillete aslâ razı olmayacak ve İsrail'in siyonist emperyalizmini dizginleyecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN