HİLÂL KAPLAN HİLÂL KAPLAN

Yunan’ın dağlarında çiçekler açar

"Yunanlıları denize dökmekle" övündüğümüz, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda yayınlanan bir habere göre, "Bodrum'dan feribotlarla Yunanistan'ın İstanköy Adası'na geçen 2.200 Türk turistin tatili, gümrük kapısındaki yoğunluk nedeniyle çileye dönüştü." Sıcak havada, gümrük kapısında saatlerce beklemek zorunda kalan binlerce tatilci duruma tepki göstermiş.
Bundan üç gün önce çıkan, "Teknelere sığmadılar:
Yunan adalarına bayram akını" başlıklı habere göre ise, tatilcilerimiz Midilli ve Sakız adalarına gitmek için 200'lük kişi kapasiteli onlarca feribotu tam kapasiteyle doldurmuş. Hatta otellerin hepsinin doluluk kapasitelerini aştıkları da belirtilmiş.
Bir önceki bayram tatili sırasında da durum farklı değildi: "Ramazan Bayramı nedeniyle üç günlük tatilin hafta sonuyla birleşmesiyle uzamasını fırsat bilen tatilciler, kısa bir süre önce 6.3'lük deprem yaşayan ve hâlen daha artçı depremlerin sürdüğü Midilli Adası'na âdeta akın ettiler." Anlaşılan uzatılan bayram tatilleri Türk turizmcilerden çok Yunan turizmine yarıyor.
Dikkatimi çeken bir diğer husus ise, yeri geldi mi 12 adalar üzerinden kıyâmeti kopartıp, tarihsel gerçeklere bakmadan sadece hükümeti suçlayanların, gittikleri adalardan yaptıkları paylaşımlarda adaların Türkçe isimlerini bile kullanmıyor olmalarıydı.
Sakız'a Hios, Midilli'ye Levbos, İstanköy'e Kos demek herhalde onlar için daha "cool"du.
Bir kısım ise tüm metni Türkçe yazdıkları paylaşımlarında, adanın ismini Latin alfabesini geçtim, direkt Yunan alfabesindeki yazılışıyla etiket paylaşıyordu ki evlere şenlik...
Kimsenin tatil tercihlerine karışacak halimiz yok da, cennet vatanımız varken, batmakta olan Yunanistan'ın içme suyu ve konaklama kapasitesi bile bazen yetmeyen adalarının kapısında vize sıralarında rezil olan, feribotlarda tıkış pıkış seyahat eden tatilcilerimizi anlamakta zorlanıyorum gerçekten.
BİZE ULAŞIN