NAZLI ILICAK

Bir Fasıl gecesi

Evvelki akşam, gene çok güzel bir Fasıl'daydık. Fehmi Koru'nun başlattığı bu gelenek, Aydın Doğan'ın iştirakiyle daha farklı çevrelere de açıldı. Belki birbirlerini hiç görmeyecek olan kişiler, görse bile, bir arada oturmayı, sohbet etmeyi düşünmeyecek olan insanlar, aynı mekânı ve aynı lezzeti paylaştılar. Bu defa ev sahibi Aydın Doğan'dı; bizi Hilton'da ağırladı. Musikinin, ruhları incelten, öfkeleri sindiren etkisiyle, sıcak gündemin gerginliğinden çok uzaklardaydık.
Bir örnek vermek gerekirse... Yemeğe geçtik. Aydın Doğan'ın masasına davet edildim; baktım yanında Hüsamettin Özkan oturuyor; tereddüt ettim. Özkan, hemen ayağa kalktı, beni içtenlikle selâmlayarak yerini verdi. Hakkındaki olumsuz yazılarımı hatırlatarak, "Bana yer vermenizi değil, başınızı çevirmenizi beklerdim" dedim.
"Olur mu öyle şey" diyerek, ısrarla kalktığı yere oturmamı istedi. El sıkışmaktan öte, birbirimize sarıldık; Aydın Doğan, "İşte böyle olmalı; küskünlükler sürmemeli" diye diyalogun önemini vurguladı.

***
Hemen yemekten sonra fasıl başladı. Repertuar haricinde bazı istek şarkılara da yer verildi. Kim, hangi eseri mi talep etti? İşte birkaçı...
Aydın Doğan: "Küçük yaşta aldım sazı elime / Dertli dertli vurdum sazın teline. / Düşme dedim, düştün âlem diline / Cihan da bilir benim sana yandığım."
Fatih Çekirge: "Gecenin matemini, aşkıma örtüp sarayım / Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım / Şimdi ben, tıpkı, şifasız kanayan bir yarayım..."
Ahmet Hakan: "Gurbet içimde bir ok; her şey bana yabancı / Hayat öyle bir han ki, acı içimde hancı / Sevmek korkulu rüya, yalnızlık büyük acı / Hangi kapıyı çalsam karşımda buruk acı."
Fehmi Koru: "Bir kızıl goncaya benzer dudağın / Açılan tek gülüsün sen bu bağın / Kurulur kalplere sevda otağın / Kimbilir hangi gönüldür durağın. / Her gören göğsüme taksam seni der / Kimi ateş gibi yaktın beni der..."
Ahmet Ertürk: "Belki bir gün geleceksin / Lâkin vakit geçmiş olacak / Gönül hicran şarabından / Yudum yudum içmiş olacak / Güzel de olsa inanmam artık senin gözlerine..."

***
Ben de şarkı ricamı önceden Erhan Köknar'a bildirmiştim. Ama herhalde okumaya zaman kalmadı. Bir dahaki sefere alacağım olsun. Avni Anıl'ın Hicaz makamındaki bir şarkısını istemiştim: "Dil şad olacak diye kaç yıl avuttu felek / Saçıma karlar yağmış, boşuna yaz beklemek / Ne bülbül dile geldi, ne de açtı bir çiçek..."
Siyasetten yorulan, gerginlikten bıkan insanlar için, müziğin namelerine kendini bırakıvermek ne kadar güzel...

***

Davet sahibi Aydın Doğan'dı.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN