NAZLI ILICAK

Tarafsızlığını kaybetmedi mi?

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, hukuksuz dinlenildiğinden şikâyetçi. Aslında dinleme kararı, eşi Ferda Hanım hakkında verildi ama kendisi, Ferda Paksüt konuşurken, lâfa girip görüşlerini belli edince, o da dinlemeye takılmış. Osman Paksüt diyor ki: "5 Nisan 2008 tarihli iletişim tesbit tutanağında hedef, Ferda ve Osman Paksüt olarak görülüyor. Benim hakkımda İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, iletişimin dinlenmesi kararını almış olamaz. Hukuken imkânsız. Çünkü benim dinlenmem hususundaki kararı ancak Anayasa Mahkemesi verebilir."
Gene, bir usul hatası, esasın önüne geçiyor. Paksüt, önce, karısı telefonla konuşurken lâfa karışıp söylediklerinin hesabını, herkesi tatmin edecek biçimde vermeli. Turhan Çömez'le yapılan söz konusu konuşmada, Ferda Hanım, raportör Osman Can'ın raporuyla ilgili olarak "Biz ortalığı karıştırmak için öyle şeyler yapıyoruz ki" diyor; Osman Paksüt ise, "Kesinlikle böyle... Red yönünde iddianamenin iadesi gerekli görüşü bildirilirse, iyice karışır" yorumunu yapıyor. Aynı şekilde, Ferda Paksüt, gazeteci Ersin Bal ile konuşurken, Osman Paksüt araya giriyor, "Mahkeme üyesi Serruh Kaleli müzakereler sırasında ara istedi, 10 dakika düşünmem lâzım dedi" bilgisini veriyor. Belli ki, gazeteciye bilgi aktarırken, kapatmanın aleyhine karar veren arkadaşı Serruh Kaleli'yi karalıyor.
Osman Paksüt, "Anayasa Mahkemesi kararı olmadan beni nasıl dinlediler?" diye soruyor. Benim ise zihnime takılan bir başka soru var: "Tarafsızlığını kaybettiği aşikâr olan bir hâkim hâlâ böyle hassas bir görevde nasıl kalabiliyor?"
BİZE ULAŞIN