NAZLI ILICAK

Yargı, bağımsızlık ve tarafsızlık

TESEV, Mithat Sancar ve Eylem Ümit Atılgan'a, "Demokratikleşme sürecinde hâkimler ve savcılar"la ilgili bir çalışma yaptırttı. Araştırmanın içinden seçtiğimiz bazı önemli noktaları sizlerle paylaşıyorum.
Yargı mensuplarını birey olarak ele almaya, ardındaki insanı öne çıkarmaya, tanımaya ve tanıtmaya yönelik çalışmalar, "yargı sosyolojisi" adını alıyor.
- ÇOĞU, ALT-ORTA GELİR GRUBUNDAN: Görüşülen hâkim ve savcıların 3'te 2'sinin köy ve kasaba kökenli olduğunu bu çalışma ortaya koyuyor.
Meselâ görüşülenlerden biri şöyle diyor: "Hiçbir şehirli çocuğu, bu kahrı, bu stresi çekmez. Köylü çocuğu bir an önce gelir getiren bir işe girmek zorunda..."
"Hâkim ve savcıların alt ve orta gelir gruplarından gelmesi ve yarınlarına güvenle bakamaması, onların sürekli el altında bulundurulmasına yarıyor."
"28 Şubat'ta brifing aldı yargı mensupları. Bu tavır, sadece 28 Şubat'la sınırlı değil. Egemen güç, hâkim ve savcıların bu sosyo-ekonomik durumlarını, içinde buldukları psikolojik ortamı bildiği için bundan istifade ediyor. Çağırmasalar bile, bunlar çoğunlukla kendileri gider, 'Efendim bir emriniz var mı?' diye sorarlar. Bu sistem, itaatkâr hâkim ve savcı üretiyor."
* DEVLET MENFAATİ ÖN PLANDA: Hâkim ve savcılar, meslek hayatlarının ortalama ilk 10 yılını özellikle küçük yerlerde, dar bir ilişki çerçevesinde geçiriyor. Kaymakam, Jandarma komutanı, Emniyet amiri, yani üst düzey bürokratlarla sosyal münasebet kuruyor.
"Yerli halkla ilişkilerde araya mesafe koyuyoruz. Yaptığımız görev itibariyle mecburen samimi olamıyoruz."
Hâkim ve savcılar, yeni işe başladıklarında, uzun süre, küçük yörelerde yaşamak mecburiyetinde kaldıklarından ve genelde o yerlerdeki devlet erkânıyla ilişki içine girdiklerinden, dışarıdan "devletin temsilcisi" olarak algılanıyorlar, kendilerini de, devlete hizmetle yükümlü görüyorlar. İşte bu yüzden, hâkimler, "adalet" yerine "devletin menfaatini" ön planda tutabiliyor.
***

Türkiye'de, sürekli, "yargı bağımsızlığı" üzerinde duruluyor. Oysa yargıç, hukuk kurallarını uygularken, kendi ideolojisi ve inançlarıyla da yabancılaşması ve objektif bir tavır sergilemesi gerekir. Siyasi iktidara karşı bağımsızlık sağlansa dahi, yetiştiği ortam ve sosyo-kültürel çevresi, "tarafsız" davranmasını olumsuz etkileyebiliyor. Oysa hâkimler ve savcılar açısından, "bağımsızlık" kadar "tarafsızlık" da önemli.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN