NAZLI ILICAK

Denizciler, suikast ve fuhuş

Deniz Kuvvetleri bünyesinde tuhaf gelişmeler oluyor. Bütün ipuçlarını birbirine bağlamak kolay değil. Ama herhalde, günün birinde, bir Ergenekon iddianamesinde, karanlık noktaların aydınlandığına şahit olacağız.
2-3 gün önce, 3 Denizci teğmen yakalandı: Efe Noyan, Alperen Erdoğan, Faruk Akın... Kocaeli'nde, Efe Noyan ile Faruk Akın'ın beraber kaldıkları evde, buzdolabının arkasından 500 gramlık TNT kalıbı ile Deniz Kurmay Albay Tayfun Duman'ın gönderdiği bir pusula çıktı. Pusulaya göre, Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç ve Gölcük Donanma Komutanı Eşref Uğur Yiğit'e karşı düzenlenecek suikast için, emekli binbaşı Levent Bektaş'ın talimatı beklenecekti. Peki, Tayfun Duman'ı nereden tanıyoruz? Duman, "İrtica ile Mücadele Eylem Planı"nı yazdığı ileri sürülen Albay Dursun Çiçek ile birlikte sorgulanan 9 subaydan biriydi. Levent Bektaş ise, Poyrazköy cephaneliğiyle irtibatlı olarak tutuklanmıştı; şu anda Ergenekon sanığı.
Hadiseler bununla sınırlı değil. Geçtiğimiz haftalarda, Savcı Zekeriya Öz, Koç Müzesi'ni ziyaret etti. Çünkü Levent Bektaş'ın bilgisayarında ele geçirilen belgeler arasında, Koç Müzesi'nde düzenlenecek bir katliam planı yer alıyordu. Koç Müzesi'ne hediye edilen Uluç Ali Reis denizaltısının bakımından sorumlu emekli deniz astsubay Hasan Oğuz, 14 Kasım 2008'de, geminin santral dairesinde 2 adet 100 gram TNT fişeği, patlayıcı kalıbı ve fünye bulmuştu. Durumdan haberdar edilen Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, iddiaya göre, patlayıcıları imha ettirerek, polise duyurmadan, olayın üstünü kapatmıştı. 23-24 Mayıs 2009'da, İstanbul Emniyeti'ne gelen 2 ihbar emailinde, denizaltıdaki TNT kalıplarının, 200-300 kişilik bir öğrenci grubunun müzeyi ziyareti sırasında patlatılmak üzere, yerleştirildiği ileri sürülmüştü.
Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü'nün ismini daha önce işitmiştik. Ergenekon savcısı Zekeriya Öz, 9 Temmuz 2008'de, tutuklu sanıklardan alınan bilgiler çerçevesinde, koramiralin adını, Genelkurmay Başkanlığı'na bildirmişti. Aynı tarihte, Genelkurmay'a bildirilen isimler arasında Albay Serdar Okan Kırçiçek de vardı. Daha sonra tuğamiralliğe terfi eden Kırçiçek'in adına, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kadıköy Şubesi'nde ele geçirilen bir belgede rastladık. Kırçiçek, "Saygıdeğer Hanımefendim" diye hitap ettiği birisi ile, gizliliğe çok dikkat edilmesi kaydını koyarak, bazı bilgileri paylaşıyordu: "Cumhuriyetin geleceği ve korunması için, Deniz Eğitim Öğretim Komutanlığı'na bağlı okullarda okuyan öğrenciler çok önemlidir. Öğrencilerle tanıştırılan kızların irtibatı aksatılmamalıdır.
Kızlar teğmenlerin evlerine sık sık giderek, onları kontrol altında tutmalıdır. Söz konusu dosyaların her zamanki gibi ne kadar gizli ve özel olduğunu biliyorsunuz. Özeninize teşekkür ederim."
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kadıköy Şubesi'nde çıkan bir başka belgede de, bir toplantı özeti mevcuttu: "Askeri okullara yakın çevrelerde oluşturulan kız evlerine en uygun kızlar seçilecek, çalışmanın hassasiyeti sıklıkla vurgulanacak, kızlara her türlü fedakârlık yapmaları için yönlendirmede bulunulacak..."
Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç ile Donanma Komutanı Uğur Yiğit'i öldüreceği söylenen teğmenlerin, aynı zamanda "istihbarat amaçlı fuhuş çetesi" içinde de yer aldığı belirtiliyor.
Ergenekon tutuklusu binbaşı Levent Bektaş'ta çıkan CD'ler arasında da, "fuhuş çetesinin" bilgilerine ulaşılmıştı.
Bütün bu veriler arasında irtibat kurup, bir sonuca varabilir misiniz? Ben çok zorlandım... Ya siz?

BİZE ULAŞIN