NAZLI ILICAK

Toplumsal sözleşme

Grubumuzda, DTP milletvekili Hasip Kaplan da vardı. Kaplan, DTP'nin uzlaşmacı yüzünü temsil ediyor. Biraz sohbet ettik. Dışa vuran "hamaset" cümlelerine rağmen, Türkiye'nin, yavaş yavaş da olsa çözüm yolunda ilerlediği ve ilerleyeceği umudunu taşıyorum. Bir kere, cumhurbaşkanını, çok kararlı ve toparlayıcı buldum. Partiler arasında diyalogun kopmaması için, mutlaka gayret sarf edecektir. Bir uzlaşma ortamı sağlanırsa, herkesin kabul edebileceği ortak bir noktada, anayasa da değişir (meselâ, Kürtçe eğitimi engelleyen 42. madde yeniden yazılır), kanun da değişir (anayasanın 14. maddesi, devlete ve anayasal düzene karşı kalkışma ile bölücü terör faaliyetiyle ilişkilendirilir), üniversitelerde Kürdoloji Enstitüsü de kurulur.
Her parti, hamasetten uzak durarak, eteğindeki taşı dökmeli. "Söyleyecek neyin varsa bugünden söyle" diye seslendi Abdullah Gül herkese; ben de, -yabancıların evlilik akitlerinden önce söylediklerini hatırlayarak- ilâve ettim: "Ya da sonsuza kadar sus!!!"
Bu cümleler, evlilik akitlerine olduğu kadar, toplumsal sözleşmeye de uymuyor mu?

***

Ayşe ve Ece Ege, Paris'te, modaya Dice Kayek markasıyla damgalarını vurmaya devam ediyor. Ritz Oteli'nde, kısa bir süre önce düzenledikleri defilede, Türk kültüründen esintiler sunmuşlar. Bir kültür değerinin modaya nasıl yansıyabileceğini o kadar merak ettim ki,
Ayşe, fotoğrafları bana göndermeye söz verdi.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN