NAZLI ILICAK

AB, Baykal ve Sarkozy

Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin hangi noktasındayız? Son seyahatte, bu konuda önemli bilgiler edindim. Başmüzakereci Egemen Bağış, Strazburg'daki Sofitel Otel'de, odasında, gazetecilerle bir araya geldi ve sorularımızı cevaplandırdı. İşte satır başları halinde bilgiler:
Avrupa Parlamentosu'nda farklı eğilimlere sahip 736 milletvekili var. Aşağı yukarı yarısı Türkiye'nin lehinde. Avrupa "muhafazakârları" (Çoğu Hıristiyan Demokrat) Parlamento'da en büyük grubu oluşturuyor. Onların % 65'i Türkiye'nin tam üyeliğine karşı. % 35'i, Akdeniz ile İsveç ve Danimarka muhafazakârları, bize destek veriyorlar. Genelde, "sosyalistler" ve "yeşiller" yanımızda. Buna mukabil, "liberal" gruptan, Fransız François Bayrou'nun partisi hariç, diğerleri gene bizimle birlikte. Hıristiyan Demokratlardan kopan "egemenlikçi" grup, İngiliz ve Çek muhafazakârlarından oluşuyor. Onlar, AB genişlesin, dolayısıyla sulansın, tam entegrasyon olmasın, üye ülkelerin egemenlik hakkı büyük ölçüde devam etsin istiyor; Türkiye'yi bu yüzden destekliyorlar. 35 kişilik aşırı sağ grup ise, hem AB'ye, hem Türkiye'ye karşı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülen 115 bin davanın 12 bini Türkiye'den geliyor. Ruslardan sonra, şikâyet edilen ikinci ülke konumundayız.
Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy, 35 fasıldan, 30'unun açılmasına karşı çıkmıyor. Sadece 5 tanesine karşı. Meselâ, tarım faslına. Çünkü Fransız çiftçisini himaye etmeyi arzu ediyorlar. 11 fasıl açtık; 12'nci fasıl "çevre".
Biz teknik çalışmaları sürdüreceğiz; siyasi pürüzler halledildiğinde, hazır olalım istiyoruz. Nitekim Slovenya ile sınır sorunu bulunan Hırvatistan, hiçbir faslı açamamıştı. Ama teknik düzeyde hazırlıklarına devam ediyordu. Sorun, uluslararası tahkime intikal edince, Slovenya vetosunu kaldırdı. Hırvatistan bir anda 8 faslı açtı, 6 faslı kapattı. Reformları, AB üyelerinin taleplerine endekslersek, tokmağı AB'ye kaptırmış oluruz. İcap eden teknik çalışmaları kendiliğimizden gerçekleştirir ve reformlara odaklanırsak, davul da, tokmak da elimizde olur.

***
Egemen Bağış, muhalefetin destek vermemesinden şikâyetçi. Akşam'dan Aslı Aydıntaşbaş, "Baykal, Sarkozy gibi mi?" diye sorunca, Bağış cevap verdi: "Sarkozy'ye haksızlık yapmayın..." Bağış, yarı şaka, yarı ciddi ekledi: "Deniz Baykal, Tayyip Erdoğan'la görüşmüyor, benimle görüşmüyor, İçişleri Bakanı'yla görüşmüyor. Nedense seçilmiş hiçbir milletvekiliyle görüşmüyor."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN