NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Sadullah Ergin ile telemülâkat

Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile telefonla konuştum. Tabii konumuz, "telekulak" iddialarıydı.
- Dinlemeler kanuna uygun. Anayasanın 144'üncü maddesine bakınız. Hâkim ve savcıların görevleriyle ilgili suç işleyip işlemediklerini araştırma, gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığı'nın izniyle Adalet Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılır. Soruşturma ve inceleme iznini Adalet Bakanı verir ama daha sonra, iletişimin izlenmesi kararını, icap ediyorsa müfettişler alır ve mahkemeye müracaat ederler. Telefon izlenmesi ya da teknik takip, ancak hâkim kararıyla gerçekleşir. -
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), dinleme kararları verilirken hâkimlerin özensiz davrandığını ileri sürüyor. Bu kararların kanuna uygunluğunun yargı süzgecinden geçirilmesi amacıyla, Adalet Bakanlığı'ndan
'kanun yararına bozma' yoluna gitmesini talep etmişler. Bir başka ifadeyle, Yargıtay tarafından denetlenmesi gerektiğine inanıyorlar.
- Geçtiğimiz bahar aylarında, HSYK'nın eline, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'yle ilgili bazı tutuklama ve dinleme kararları geçmiş. Bunu Kurul gündemine alıp, incelediler ve kimi kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu tesbit ettiler; Adalet Bakanlığı'ndan, "kanun yararına bozma yoluna" gidilmesi için Yargıtay'a müracaat etmesini istediler. Oysa HSYK, bir başka mahkemenin kararını inceleyemez, denetleyemez; yargı kararlarının denetlenmesi Yargıtay'a aittir. HSYK, sadece, idari bir kuruldur. Hâkim ve savcıların özlük işlerine bakar. Üst bir yargı mercii değildir. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135'inci maddesinin 5'inci fıkrasına göre, iletişimin tesbiti, dinlenmesi ve kayda alınması işlemi, tedbir süresince gizli tutulur. Bu durum da, o kararların Kurul gündemine alınmasına engeldir. HSYK, "Haziran'da verdiğimiz kararın takipçisiyiz" diyor, Adalet Bakanlığı'nın "kanun yararına bozma" için harekete geçmesini talep ediyor. Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309'uncu maddesine göre, kanun yararına bozma yetkisi Adalet Bakanlığı'na aittir. Adalet Bakanlığı'nın, HSYK'nın bu talebine uyma zorunluluğu yoktur. Fakat talep, ihbar kabul edilerek Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne incelenmek üzere intikal ettirilmiştir. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Yargıtay'a başvurma gereğinin olmadığı kanaatine varmıştır.
- Demek HSYK, hem gizli olan kararları gündemine aldı, inceledi, hem de, "Kanun yararına boz" ısrarıyla Adalet Bakanlığı'nın yetkisini gasp etmeye çalışıyor. Böylece özetledikten sonra, bir başka soruya geçelim: Herkeste telekulak endişesi var. Yüzlerce hâkim ve savcı dinleniyor mu?
- Hâkim ve savcılar hakkında yılda 5 bin şikâyet geliyor. Adalet Bakanlığı müfettişlerinin talebi üzerine, son 5 yılda, sadece 69 hâkim ve savcı dinlenilmeye alındı. Bunların 56'sı Ergenekon davasıyla ilişkili. 46 kişi hakkında bir şey bulunmadı; Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Ağaoğlu ile Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi Osman Kaçmaz hakkındaki iddialar ciddi görüldüğü için, bu 2 kişinin dosyası Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından bakan onayına sunuldu ve disiplin cezası yönünden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na sevk edildi. Ayrıca, cezai kovuşturma açılsın diye, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu. Diğer 8 hâkim ve savcının soruşturması ise devam ediyor.
- Demek yüzlerce hâkim ve savcı dinletiliyor iddiaları şehir efsanesi. 56'sı Ergenekon davasıyla ilişkili olmak üzere, yalnız 69 yargı mensubu hakkında dinlenme kararı alınmış. Peki, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi Osman Kaçmaz arasındaki tartışma neyin nesi?
- Ömer Faruk Ağaoğlu, "Çok sayıda kişi, bu arada ben de usulsüz dinleniyoruz" diye, Ankara Başsavcılığı'na müracaatta bulunuyor. Başsavcılık takipsizlik kararı veriyor. Ağaoğlu, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz ediyor. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi Osman Kaçmaz, takipsizlik kararını kaldırıyor. Başsavcılık gene takipsizlik veriyor. Sincan Ağır Ceza'da bu karar bozuluyor ve Osman Kaçmaz, Ankara Sulh Ceza Mahkemesi'ne, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda keşif yapılması talimatını gönderiyor. Ankara Sulh Ceza hâkimi, yanına üç bilirkişi alarak keşfini yapıyor. Ömer Faruk Ağaoğlu'na ait 11 telefon numarasından, 3'ü hakkında dinleme kararı olduğu anlaşılıyor. Biri cep, biri dernek, biri de Yargıtay'daki telefonu ama teknik sebeblerden dolayı, Yargıtay telefonu dinlenemiyor; çünkü santrale bağlı.
- İsterseniz sonunu ben tamamlayayım ve yorumlayayım. Osman Kaçmaz, ikinci bir talimat gönderdi. Bu defa, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndaki hard diskleri istiyor. Oysa bu hard diskler üzerinde, üstelik gizli kalması gereken belki de yüzlerce dinleme kaydı var. Tahminimce, Kaçmaz'ın kendisinin de konuşmaları, o hard diskte kayıtlı. MİT'in, Jandarma İstihbarat'ın ya da Emniyet Müdürlüğü'nün dinlediği herkesin bilgileri Sincan hâkiminin eline mi teslim edilecek? Bakalım bu işin sonu nereye varacak?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları