NAZLI ILICAK

Yollarla dünyaya açılıyoruz

Geçtiğimiz hafta, Ankara'dan İstanbul'a gelirken, uçakta, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'la karşılaştım. Yol boyu, projelerden söz ettik. Gündem o kadar yoğun ki, Binali Yıldırım'ın anlattıklarına bir türlü sıra gelmedi. Oysa, Türkiye'de sadece "Dedim... dedi..." ya da "Dediğim dedik, çaldığım düdük" diye özetleyeceğimiz bir kısır döngü yaşanmıyor.
Binali Yıldırım, "Açılım... biz de yollarla Türkiye'nin önünü açmaya çalışıyoruz" diye başladı sözlerine ve devam etti:
"Türkiye'nin 'mukayeseli üstünlüğü'nden istifade ediyoruz. Anadolu, 3 kıtayı birbiriyle buluşturuyor. İki saat uçuşla, 52 ülkeye ulaşabiliyorsunuz. Türkiye'nin yakın alanında, toplam milli gelirleri trilyonlarca dolarla ölçülen 400 milyondan fazla nüfus yaşıyor. Ortadoğu, Kafkasya ve Kuzey ile ticari ilişkilerimiz çok gelişti. Bölgenin payı % 1.8'den, % 18'e çıktı."

***

Ulaştırma Bakanı'nı dinlerken, bir ara aklıma 10. Yıl Marşı geldi. "Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan" diyen satırlar. Neden mi? Çünkü, Binali Yıldırım, demiryolu projelerini anlatmaya başlamıştı:
"Kuzey'i Basra bölgesine, Körfez'e bağlıyoruz. (Kuru kanal projesi) Körfez'den Bağdat ve Musul'a kadar zaten demiryolu mevcut. Onlar, Zaho'ya kadar kısmını inşa edecekler, biz Habur kapısından, demiryolunu Nusaybin'e uzatıp, ulusal ağımıza bağlayacağız. Bir başka proje, Abdülhamit'in Hicaz demiryolu projesi. Biliyorsunuz, İstanbul, Gaziantep, Şam, Mekke, Medine hattı inşa edilmiş ama, faaliyete geçmeden İngiliz casusu Lawrence'ın çabalarıyla bombalanmıştı. Şimdi bu hatta hızlı tren işleyecek. Ayrıca, Samsun limanı ile, Rusya'nın gene Karadeniz üzerindeki Kavkaz limanını, trenferisiyle birleştiriyoruz. Yük trenleri böylece Karadeniz'in altından geçerek Rusya'ya ulaşabilecek. Ermenistan'la aradaki sınır kapısı açıldığında, Bakû-Tiflis-Kars demiryolu önem kazanacak. Çünkü, bu hat, Orta Asya'daki Türk Cumhuriyetlerine ulaşmak için önemli."
***

Uçaktan biraz korktuğum için, Ankara- İstanbul arasındaki hızlı treni de sormayı ihmal etmedim. "Yol ne kadar sürecek?" diye sual ettim.
"3 saate iniyor. Hızlı tren, zaten Eskişehir'e kadar tamamlandı. Eskişehir'den Gebze'ye geliyor; orada Marmaray'la bütünleşiyor. 1.5 kilometre denizin dibinden geçerek Avrupa yakasına ulaşıyor. Söğütlüçeşme, Bostancı, Sirkeci ve Yenikapı olarak İstanbul'da 4 durak olacak. Hızlı trenlerin hem vagonu, hem rayları Türkiye'de üretiliyor."
Bu şekilde köprü trafiği de hafifliyor. Zira, Marmaray kapsamında raylı ulaşımın yanı sıra, arabalar Karacaahmet'ten tüp geçide girip, Sarayburnu/Yenikapı'dan çıkacaklar. Kamyonlar ise, akşam belirli bir saatten sonra, raylar üzerinde taşınacak. Marmaray faaliyete geçince, hiç değilse belirli bir süre, İstanbullunun trafik sorunu hafifleyecek.
***

Binali Yıldırım, hava yollarındaki gelişme hakkında da bilgi verdi:
"5 sene önce bir şirket (THY), iki merkezden (Ankara ve İstanbul), 25 havaalanına 8.5 milyon yolcu taşırdı. Şu anda, 6 şirket, 7 merkezden (İzmir, Antalya, Kayseri Gaziantep, Ankara, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen), 45 havaalanına 36 milyon yolcu taşıyor. İç hatlarda hava taşımacılığı 4 misli arttı. Dış hatta ise, 76 noktaya uçardık, şu anda 120 noktaya uçuyoruz. Yolcu sayısı da 24.5 milyondan 43 milyona yükseldi. Uçak filomuz 150'den 300'e çıktı. 8 milyon kişi ilk defa uçağa bindi. Uçakla seyahat tabana yayıldı. Bir özel jet vardı, şimdi 56 özel jet mevcut."
Ulaştırma Bakanı daha da anlatacaktı ama, uçak Atatürk Havaalanı'na inince, günün telâşı başladı. Gelenler, karşılayanlar, koşuşturma... Şöyle bir durdum düşündüm: Günlük siyasi polemiğin içinde, icraata göz atmaya pek fırsat olmuyor. Oysa Türkiye'de sadece lâf değil, iş de üretiliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN