NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Çiller ile sohbet

Tansu Çiller ile Tarabya'da, Kıyı restoranda yemek yedik. Her ikimizin dostu olan Mustafa Özkan'ın davetlisiydik. Çiller, artık "akil kişi" konumunda. Siyasete uzaktan ve biraz da tepeden bakıyor. Uluslararası konjonktürün ve Türkiye dahilindeki şartların, Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü açılım politikasına uygun bir zemin oluşturduğu düşüncesinde. "Politika, koşullara göre yapılır" diyor Çiller ve kendi döneminde, çok yüksek bir seviyeye çıkan terör eylemlerinin, bölgede devletin gücünü gösterme zaruretini doğurduğunu hatırlatıyor: "Ancak düzenli ve kuralları işleyen bir toplumda demokrasiden söz edilebilir. Güneydoğu, teröre teslim olmuşken, bölgede demokrasiden dem vurmak mümkün değildi." Tam bu sözlerle ifade etmedi ama Çiller, o dönem yapılan terörle mücadelenin, düzeni yeniden tesis edip, işletmek gibi bir demokratik hedefi olduğunu anlatmaya çalıştı.
Keşke, bu olgun ve tecrübeli haliyle siyasete girebilse. Anlattığı bir fıkra, şimdilik böyle bir niyetinin bulunmadığı izlenimini yarattı. "Temel'e, darağacının dibinde son sözleri soruluyor.
Cevap veriyor:
- Ha bu bana bir ders olsun."
Siz istediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz. Ama ben, Çiller'in siyasetten çok dersler almasına rağmen, önündeki politika seçeneklerinin tıkalı olduğu kanaatini taşıdığı sonucuna vardım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.