NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Anayasa Mahkemesi ve Venedik kriterleri

Avrupa'da parti kapatmak istisna; Türkiye'de ise o kadar sık parti kapatılıyor ki, neredeyse kural haline geldi. İşte bu yüzden Venedik Komisyonu 13-14 Mart 2009'da, ülkemizdeki uygulamayı ele alan bir rapor yayınladı. Raporun başlığı: "Türkiye'de siyasi partilerin yasaklanmalarına ilişkin anayasal ve yasal hükümler hakkındaki görüş"
İşte bu rapordan bazı cümleler:
Türkiye'de siyasi partilerin kapatılması sorunu sona ermemiştir. Bu konuda, daha başka anayasal ve yasal reformlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Siyasi partilerin yasaklanmaması ve kapatılmaması yönünde ortak bir demokratik miras, ortak bir Avrupa yaklaşımı mevcuttur. Parti kapatma konusunda, geniş kapsamlı kurallara sahip olan devletler bile, bu kuralların uygulanmasında, kendi kendisini aşırı derecede sınırlamaktadır.
Türkiye'de, hiçbir siyasi ve demokratik fren ve denge olmaksızın, dava açma yetkisinin Cumhuriyet Başsavcısı'na bırakılması, Avrupa'da tek örnektir.
Siyasi partilerin yasaklanması ya da kapatılması, ancak, demokratik anayasal düzeni devirmek, böylece anayasa ile teminat altına alınan hakları ve hürriyetleri ortadan kaldırmak için, bir siyasi araç olarak şiddet kullanılmasını savunan veya şiddet kullanan partiler bakımından haklı görülebilir.
Venedik Komisyonu raporunda, ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin kompozisyonunun Türk toplumundaki çeşitli eğilimleri yansıtmadığına da temas ediliyor. Türkiye'de siyasi partilerin, hiçbir başka Avrupa devletinde görülmeyen sıklıkla kapatıldığına dikkat çekiyor.
Venedik Komisyonu raporu, elbette bağlayıcı değil ama demokratik bir ülkede uygulanması gerekli ilkeleri belirliyor. Bakalım Anayasa Mahkemesi bu düzeyde bir demokrasiyi ülkemize lâyık görecek mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.