NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Parlamento'nun ihmali ve DTP kararı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, kararı açıklarken, DTP ile aynı kaderi paylaşan İspanya'nın Herri Batasuna Partisi'ne atıfta bulundu.
İspanya, 27 Haziran 2002 yılında siyasi partilere ilişkin bir yasa çıkartmıştı. Bu yasa, özetle, demokratik ilkelere ve insan haklarına saygılı olmayan partilerin kapatılmasını öngörüyordu. Ama partilerin, demokratik metod ve ilkeler çerçevesinde, her türlü düşünceyi savunabilmeleri mümkündü. Bundan kasıt, şiddete başvurma haricinde, düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne başkaca bir sınır tanınmamasıydı.

Müphem ve muğlâk kavramlar

Haşim Kılıç, İspanya'ya atıfta bulunuyor fakat, Türkiye'deki yasalar ve anayasamızdaki hükümler, İspanya'nın fersah fersah gerisinde. Gerek İspanya'da, gerek Almanya'da, bir siyasi parti, sadece demokratik hukuk devletini hedef aldığında kapatılabilir. Üstelik İspanya'da, yöntem olarak şiddeti benimsemesi ya da şiddeti kullanan bir oluşumla ilişkili görülmesi şartı mevcuttur. Türkiye'de öyle mi ya! Anayasanın 68'inci maddesinin 4'üncü fıkrasına göre, siyasi partilerin tüzük ve programlarıyla eylemleri, "devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz. Sınıf ve zümre diktatörlüğünü ya da herhangi bir diktatörlüğü savunmayı, yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez."
Anayasa Doçenti Serap Yacızı ile de konuştum. Yazıcı, bütün bu kavramların son derece muğlâk ve müphem olduğuna dikkat çekti. "Kavramların içini Anayasa Mahkemesi'nin doldurması bekleniyor; bu yanlış. Çok daha somut bir çerçeve çizilmeli" dedi. "Meselâ, hürriyetçi, demokratik düzeni yıkmak" gibi.

Venedik Komisyonu

Mart 2009'da Venedik Komisyonu, Türkiye'deki siyasi partilerin kapatılması meselesini görüşmek için toplanmıştı. Burada, parti kapatmaya ilişkin ilkeler yeniden sıralanırken, ülkemizde tek başına Yargıtay Başsavcısı'nın bir siyasi partinin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne müracaat etme yetkisi de eleştirilmişti.
Hatırlarsanız, Ergun Özbudun başkanlığındaki komisyon, bu yetkinin parlamentoda olması gereğinin üzerinde durmuştu. "Parlamentoda belirli bir çoğunluk, partilerin kapatılması inisiyatifini alsın" görüşü ön plana çıkmıştı. İktidar partisi aleyhine de dava açılmasını mümkün kılabilmek için, milletvekillerinin 3'te 1'inin kararı yeterli görülmüştü.

Milletvekilliklerinin düşmesi

Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin mevzuatına göre, bir partinin kapatılmasına sebebiyet veren kişilerin milletvekilliklerinin düşmesi ve 5 yıllık yasak kapsamına sokulmaları, milli iradeye, halkın seçme özgürlüğüne müdahale sayılıyor. Türkiye, bu konuda da hiçbir adım atmadı ve DTP'nin kapatılmasının yanı sıra, Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk'un üyelikleri düşürüldü. Onlar da dahil 37 kişi, 5 yıllık siyasi yasak kapsamına girdi. DTP, bazı yönleriyle Herri Batasuna'ya benzese dahi, Türkiye'de siyasi partilere uygulanan mevzuat, İspanya'nın çok gerisinde ve maalesef, parlamento, bu konuda hiçbir adım atmadı. Türkiye'de, siyasi ortam daha da gerginleşirse, bunun baş sorumlusu Anayasa Mahkemesi'nden ziyade, siyasi partiler mevzuatını demokratikleştirmeyen parlamentodur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.