NAZLI ILICAK

Genelkurmay şeffaf olmalı

Balyoz Harekâtı'yla ilgili belgeler parça parça gazetelerde yayınlanıyor. Radikal'den Murat Yetkin, 2003 tarihli Harp Oyunu planının, gerçek muhtevasını yazmış: 3 gün, 3 parça halinde, masa başında oynanması onaylanmış. Birinci aşama, hükûmet ve Meclis'in orduya savaş talimatı vermesi. İkinci aşama, cephe gerisinde düşman faaliyetine karşı tedbir alınması. Üçüncü aşama, Meclis'in takdiri ile sıkıyönetim uygulamasına geçilmesi. Ankara'da oyunun sınırları bu şekilde belirlenmişken, İstanbul'da, 1. Ordu'da işler başka bir mecraya sokuluyor. Yunanistan ile gerginlik, sahte bir biçimde, icap ederse kendi uçağımızı da bombalayarak çıkarılıyor. Buradan hareketle, seferberlik ilânı talep ediliyor. Cephe gerisi kargaşayı, düşman değil, sicil ve isimleri belli olan askerler çıkarıyor. Bunun neticesinde, Meclis sıkıyönetim ilân etmediği takdirde, jetler alçaktan uçurularak Parlamento üzerinde baskı kurulması planlanıyor.
Belli ki 1. Ordu'da, savaş oyunu, bir kamuflaj gibi kullanılmış, komutan Çetin Doğan Paşa, 12 Eylül'e benzeyen bir darbe planı yapmış.
Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklaması kimseyi tatmin etmedi. Çünkü gerçeğin sadece bir yüzünü gösteriyor. Ankara'dan böyle bir talimat gitmediğine inanıyoruz. Ama ya 1. Ordu Komutanı'nın faaliyetleri? AK Parti iktidarı yerine yeni bir hükûmetin oluşturulması, programının ana hatlarının yazılması, bazı bürokratların görevden alınması, 200 bin "tehlikeli kişinin" tecrit edilmesi, kimi gazetecinin tutuklanması, ne anlama geliyor? Cami bombalama ya da uçak düşürme gibi provokatif faaliyetler üzerinde durmasak bile, en azından diğer sorulara cevap beklemek hakkımız değil mi? İlker Başbuğ sürekli "ayıp örtme" telaşı içinde. Lütfen biraz şeffaflık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN