NAZLI ILICAK

Kuvvetler ayrılığı

Referanduma doğru (4)

Anayasa paketinde, en fazla, Anayasa Mahkemesi'yle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısını değiştiren düzenlemeler hedef alındı.
Meselâ denildi ki, "Kuvvetler ayrılığı prensibine aykırı hareket ediliyor" ya da "Yargı, Yürütme'nin sultası altına giriyor." Oysa, ortada, bu iddiaları doğrulayacak gelişmeler yok.
Nedir "kuvvetler ayrığı"? Cumhurbaşkanının ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yargı organına hiç hâkim seçmemesi mi? Öyleyse, kuvvetler ayrılığının en keskin olduğu ABD gibi Başkanlık sistemiyle yönetilen bir ülkede dahi, kuvvetler ayrılığından söz edilemez. Çünkü, Federal-Mahkeme'ye, Başkan'ın gösterdiği adayı ABD Senatosu seçiyor. Bunun yanı sıra, bir çok ülkede, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminde TBMM etkili. İspanya, Avusturya gibi ülkelerde, hükûmet bile Anayasa Mahkemesi'ne üye gönderiyor. Fransa'da, cumhurbaşkanının yanı sıra, Senato ve Meclis Başkanlarıda, Anayasa Konseyi'ne üye atıyor.
Demek, "Kuvvetler ayrılığı elden gidiyor" feryadı, ya cehaletten kaynaklanıyor, ya da demagojiden.
Yeni düzenlemeden sonra, Anayasa Mahkemesi'nin 17 üyesi olacak. Bunun 3'ünü TBMM, 14'ünü ise cumhurbaşkanı seçecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN