NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Polis ve orantısız güç

Bakıyoruz... bir yandan Türkiye kanatlanmış uçuyor: Uluslararası sahada ağırlığı artıyor. Rakamlar ülkemizin zenginleştiğini gösteriyor. Ekonomide -cari işlemler açığı haricinde- dengeler kuruldu; kriz Türkiye'yi teğet geçti. Ama tam da, "denizi aşıp derede boğulmak" gibi bir durumla karşı karşıyayız: Polisin gençlere karşı sert muamelesi.
Son olarak Dolmabahçe'de, başbakanın rektörlerle görüşmesi sırasında, gene dışarıda nahoş görüntüler sergileniyordu. Hatta arbede sırasında, hamile bir kız karnındaki bebeğini kaybetti.
Başbakana naçizane bir tavsiyemiz var: İtilip kakılan başörtülü kızlara gösterdiği hassasiyetin yarısını, bebeğini kaybeden kıza, ya da yerlerde sürüklenen üniversiteli gençlere göstersin. Bu iş ciddiye alınmalı. O yaşta insanın kanı kaynar. Bir protesto eylemi -orantısız güç kullanıldığı takdirde- gençlerle iktidar arasında kan davasına dönüşebilir. Hükûmet, daha işin başında yangını söndürmeli.

***

BİRAZ HOŞGÖRÜ

Gençlik protestosunu, CHP'nin "arka bahçesi" haline getirmemenin yolu, hoşgörüden geçer. Bu arada gençlere de bir çift sözümüz var: Haklı olsalar dahi, haklı kalmak önemli. 1980 öncesi, ülkeyi istikrarsızlığa mahkûm etmek isteyenlerin, anarşinin fitilini, bu şekilde tutuşturduğunu hatırlamak gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.